Lalenin anavatanı İstanbul’da 5. Dünya Lale Zirvesi 14.11.2013

Lalenin anavatanı İstanbul, 5. Dünya Lale Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. “Lale; doğada, tarihte ve sanatta” teması ile düzenlenen zirveye, 11 ülkeden 300’e yakın delege katıldı. Zirvenin açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Osmanlı Bahçelerini İstanbul’da yeniden canlandıracaklarını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği ile Lale Vakfı’nın desteği ve Ağaç A.Ş.’nin sponsorluğunda düzenlenen 5. Dünya Lale Zirvesi, Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ev sahipliği yaptığı zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, Yıldız Parkı’nı eski haline döndüreceklerini ve kentte Osmanlı Bahçelerini yeniden canlandıracaklarını söyledi. İstanbul için anlamlı ve duygulu bir zirveye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Topbaş, “Doğanın güzelliklerinden bir olan lale, İstanbul’da çok daha fazla kök salmıştır. Osmanlı Dönemi’nde de laleye ayrı bir değer verilmiştir. Lale, tarihe iz bırakmış önemli bir bitkidir.” diye konuştu.

Lale, anavatanı İstanbul’da…

Osmanlı’da tezhip, seramik ve pek çok hat sanatında görülen lalenin İstanbul’da bir dönem etkisini kaybettiğinin altını çizen Başkan Topbaş, lalenin bu dönemde Hollanda’da önem kazandığını ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak laleyi anayurduna geri getirmek için pek çok çalışmaya imza attıklarını anlatan Başkan Topbaş, “İstanbul’da ‘lale evine dönüyor’ adlı bir çalışma başlattık. Hollanda’ya gidip, İstanbul’da lale ekimi yapmak istediğimi de anlattım. 2005 yılında başlattığımız bu çalışmayla İstanbul’da 600 bin lale soğanı açtı. Bugün ise 15-16 milyon lale soğanını İstanbul’da açar hale getirdik.” dedi.  

İstanbul çiçek bahçesine döndü…

Zirve açılışında konuşan Türk Kültür Vakfı Bilimsel Danışmanı Nurhan Atasoy da, Osmanlı Bahçeleri ve Lale hakkında bir konuşma yaptı. Atasoy, konuşmasında Başkan Kadir Topbaş’a hitaben, “İstanbul’u adeta çiçek bahçesine çevirdiniz. Size çok teşekkür ediyorum.” dedi. Atasoy’un konuşmasının ardından bir kez daha sahneye çıkan Başkan Topbaş, Osmanlı Bahçeleri hakkında yeni bir çalışma yürüttüklerinin müjdesini verdi.  

Topkapı Müzesi avlusunda düzenlemeler yaptıklarını ve düzenlenen alanların bakımını Müze Müdürlüğü’ne bıraktıklarını anlatan Başkan Topbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Topkapı Sarayı’na zaman zaman gittiğimizde gördük ki, maalesef bakım yapılmamış. Düzenlediğimiz alanlar kötü bir hale gelmiş. Biz de bunu üstlenelim, bize yakışır haline Osmanlı Bahçesi haline getirelim istedik. Orayı tekrardan Saray Bahçesi haline getireceğiz. Yapıp bırakmayacağız, devamlı bakımını yapacağız. Gelen turistler bahçeye hayran kalacak.” dedi.

Osmanlı Bahçeleri yeniden canlandırılıyor…

Başkan Kadir Topbaş, zirvenin açılışından sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Yıldız Parkı’nın orijinal haline dönüştürülmesi ve Topkapı Sarayı’ndaki saray bahçelerinin düzenlenmesine ilişkin soru üzerine Başkan Topbaş şu yanıtı verdi: “İstanbulluların şu an kullandığı Yıldız Parkı, esasında tamamı değil. Geçmişteki orijinalinin 300 dönüm kadar bir kısmını kullanmaktayız. Bunu 3 etaplı olarak değerlendirdik. Özellikle Abdülhamit Dönemi’nde yapılmış olan haline getirme üzerine bir çalışma var. İlk olarak üzerinde durduğumuz; 1’inci Boğaz Köprüsü yapılırken şantiye alanı olarak kullanılan ve şu an kapalı olan 70 dönümlük bir arazi var. Orayı Yıldız Parkı içerisine aktif olarak katmak istiyoruz. Arkasından sera bölgesi denilen bir yer var. Orasını da kattığımız zaman toplamda 500 dönümlük bir alan olacak ve Yıldız Parkı, orijinal halini alacak. Buradaki tüm işçilikler dahil ağaçlar cinslerine kadar çok detaylı kayıtları elimize geçti. Bunları değerlendirerek orijinal haline getirmeye çalışıyoruz.”

Saray Bahçeleri gün yüzüne çıkıyor...

Topkapı Sarayı’nın sadece bir takım obje ve değerli eşyaların sergilendiği bir müze olmadığını ifade eden Başkan Topbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Topkapı Sarayı’nın esasında yapı olarak da bir özelliği var. Başlı başına bir eser. Bir de yaşam biçimi. Topkapı Sarayı büyük avluları, iç avluları ile birlikte bir bütün olarak baktığınız zaman gerçekten farklı bir değer. Yerli ve yabancı turistlerin geldiği büyük bahçe. İç bahçe bölümleriyle ilgili daha önce düzenleme yaptık. Bir takım ilaveleri kaldırdık, boşalttık. Gecekondu ve barakalar vardı, yıktık. Tanzim ederek Kültür Bakanlığı ve Topkapı Müze Müdürlüğü’ne bıraktık. Ziyaretim esnasında bakımının eksik olduğunu gördüm. Park Bahçeler Daire Başkanlığımıza bu konuyla ilgili çalışma yapmasını hatta yeniden düzenlemekle kalmayıp; bundan sonraki bakımı da üstlenmemiz gerektiğini söyledim. Buraya gelen insanlar, bir saraya girdiğini hissetmeli ve güzellik insanlara yansımalı. Hatta bahçeye de gittiklerinde sadece Kaşıkçı Elması değil, sarayın yapısı da, bahçenin güzelliği de önemli bir etki olmalıdır. İngiliz bahçelerini, kraliyet ve saray bahçelerini bilirsiniz. Bizim de çok farklı güzelliklerimiz var. Saray bahçelerinin unutulmuş, bilinmeyen yönlerini tekrar gün yüzüne çıkaracağız.”

İki gün sürecek 5. Dünya Lale Zirvesi kapsamında "Dostluk" adı verilen yeni bir lale türü de, Emirgan Korusu’nda düzenlenecek törende ilk kez toprakla buluşacak.