Başkan Topbaş canlı yayında vatandaşlarla İstanbul’u konuştu 08.02.2007

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kanal D Televizyonu’nda canlı olarak yayınlanan ‘Genç Bakış’ programında vatandaşlarla İstanbul’u konuştu. Kadir Topbaş, ulaşımdan planlamaya, göçten deprem sorununa, çevreden kültür ve sanata kadar pek çok konudaki soruları cevaplandırdı ve yatırımları anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kanal D Televizyonu’nda Abbas Güçlü’nün sunduğu ‘Genç Bakış’ programına katılarak canlı yayında vatandaşların İstanbul ile ilgili sorularını cevaplandırdı. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen programa vatandaşların çok yoğun ilgisi vardı.  

 

İstanbul’a hizmet etmek için büyük bir aşkla yola çıktıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Hizmet ederken siyasi kimliklerimizi bir tarafa bırakıyoruz ve asla ayrım yapmıyoruz. Her ilçeye ve beldeye büyük ölçekte yatırımlar yapıyoruz. ‘Burası bir başka siyasi partidendir’ diye asla bir tarafa bırakmıyoruz. Bu İstanbul’un gelişmesi ve geleceği için çok önemli” dedi.  

 

“Marmara Bölgesi ölçeğinde planlarla İstanbul’un rotasını çiziyoruz…”   

İstanbul’un en büyük sorununun yoğun göçe ve plansız yapılaşmaya bağlı ulaşım sorunu olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi’nde (İMP) şehri Marmara Bölgesi’nin tamamıyla birlikte yeniden planladıklarını söyledi. İstanbul bir tarım kentiyken yakın geçmişte tarım alanlarının yok edildiğini, şimdi de su havzalarının tehdit altında olduğunu vurgulayan Başkan Topbaş, şehrin geleceği için su kaynaklarını korumakta kararlı olduklarını kaydetti.   Günde 2 milyon metreküp su kullanan İstanbul’un Ağustos ayı sonuna kadar su problemi olmadığını, yağışların normale dönmesi halinde su sıkıntısının uzun yıllar yaşanmayacağını ifade eden Kadir Topbaş, “Büyükşehir Belediye Meclisimizden 1/100.000’lik planları geçirdik. Bu ayki Belediye Meclisi’nde 1/25.000’lik planlar ele alınacak. Bu çalışmalarla İstanbul’u Marmara Bölgesi ile birlikte planlayarak şehrimizin gelecek rotasını çiziyoruz. İstanbul’un esas sorunu tek merkezli olmaktır. Birçok ilçeden hala Taksim’e, Eminönü’ne otobüs istiyorlar. Biz İMP’de İstanbul’u birkaç yeni merkez oluşturacak şekilde yeniden planlıyoruz. Artık gelişigüzel yerleşim, sanayi ve depolama alanları olmayacak. Örneğin Kartal alt bölge dediğimiz Taşocağı ile Çimento Fabrikası arasındaki 550 hektarlık eski büyük sanayi bölgesini yeni bir iş merkezi yapmak için planladık. Demiryolunu da alta alıyoruz. Burada yeni Maslak gibi, orayla rekabet edebilecek yeni bir iş merkezi doğuyor. O bölge müthiş bir gelecek vaat ediyor. Arazi fiyatları da korkunç derecede patlamış durumda. İkitelli’de 1 milyon nüfusu barındıracak yeni bir yerleşim merkezi oluşturuyoruz. Aynı şekilde Ispartakule çevresinde de böyle bir alan oluşturuyoruz” diye konuştu.  

 

“Ulaşımı 2012 yılına kadar ulaşılabilir kılacağız…”  

İstanbul’da şu anda ,.5 milyon araç olduğunu ve her gün ortalama 600 yeni aracın trafiğe çıktığını hatırlatan Başkan Kadir Topbaş, bunun her gün 3 kilometre şerit kaybı anlamına geldiğine dikkat çekti. 25 bin kilometre yolu olan şehirde yine her gün trafikte 15 milyon insan hareketi olduğunu dile getiren Başkan Topbaş, şöyle konuştu; “Benim 3 yıllık dönemimde İstanbul nüfusu 1 milyon artmış, araç sayısı da 520 bin. Şu anda araç sayısı 2.5 milyon civarında. İstanbul’un ulaşım sorununu çözmek için geçmişte iyi bir planlama yapılmamış ve ciddi bir adım atılmamış. Trafikte kalma süresi ortalama 42 dakika civarında. İstanbul ulaşımını ben böyle buldum. Ancak ulaşım sorununu çözmek için birinci plana koydum. Hatta arkadaşlarıma ‘diğer bütün yatırımları durdurun’ dedim ve bir hedef koyduk. 2012 yılına kadar 22,5 katrilyon lira harcayarak İstanbul ulaşımını ulaşılabilir kılmak istiyoruz. Geçmiş dönemlerde çoğunlukla toplu taşımayla ilgili yeterince adım atılmamış. Bakınız bizim dönemimizden önce İstanbul’da raylı sistem inşaatlarının ortalama hızı yılda 2.5 kilometre. Bu oran benim dönemimde 15 kilometreye çıktı. Raylı sistem yatırımlarımızı hızla sürdürüyoruz. Bir kentin medeniyet ölçüsü o kentteki toplu taşım araçlarının kullanılma oranıyla doğru orantılıdır. Toplam 561 kilometrelik metro sistemi planladık Bugüne kadar hayal edilmemiş bir plan bu. Ulaşımda erişebilirlik çok önemli. Bu nedenle Silivri’den Beykoz’a kadar metro planladık. Adım adım uygulamaya geçiyoruz. Öte yandan karayolu trafiğini rahatlatmak için 103 kavşak yapmasaydık trafikte bugün çok daha büyük sıkıntılar yaşanırdı. İstanbul trafiğini almak istiyoruz ve talebimizi sayın Başbakanımıza ilettik. Başbakanımız ilgili Bakanlarla görüştü ve yakında konu sonuçlanacak. Biz diyoruz ki yolları, işaretleri ve ışıklandırmaları biz yapıyoruz, neden yönetim ve denetimi yapmayalım. Şimdi Bağdat Caddesi, Vatan Caddesi ve Edirnekapı gibi 7 ayrı caddede antreman mahiyetinde kameralı araç takibi yapıyoruz.”  

 

E-5 trafiği metrobüs ile çözülüyor…  

Programda E-5 üzerinde yapılan genişletme çalışmalarıyla ilgili soruları da cevaplandıran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Avrupa E-5’i Topkapı’dan Küçükçekmece’ye kadar 6 şeritten 12 şeride çıkarttıklarını ve çalışma birkaç ay içinde tamamlandığında bu yolun ortasında metrobüs sisteminin çalışmaya başlayacağını söyledi. Bu sistem geldiğinde E-5’teki otobüs ve minibüsleri kaldırarak yan yollardaki tıkanmayı bitireceklerini belirten Başkan Kadir Topbaş, “Metrobüsü Avrupa yakasından köprü geçişiyle Asya yakasına kadar uzatmayı düşünüyoruz. Böylece bu ana hattımız çok hızlı ve konforlu bir ulaşım sistemine kavuşmuş olacak” dedi.  

 

“İstanbul’daki değnekçi sorununu bitiriyoruz…”  

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yapılan binalardan topladığı harçların 41 trilyon olduğunu, otopark yatırımlarının bedelinin ise 72 trilyonu bulduğunu dile getiren Kadir Topbaş, çok sayıda otopark inşaatının da devam ettiğini kaydetti. İSPARK’ı kurarak İstanbul’un otopark ve değnekçi sorunu bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başkan Topbaş, “İstanbullular değnekçilerden büyük ölçüde şikayetçiydi. İSPARK şu anda İstanbul’da değnekçi olayını bitirme noktasına geldi. Daha çok otopark yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz, ancak yeni binalardan alınan otopark harçlarının büyük bir kısmını ilçe belediyeleri topluyor ve Büyükşehir’e vermiyor” dedi.  

 

“3. Köprü transit geçiş için yapılmalıdır…”     

Yapılması düşünülen 3. köprüyle ilgili bir soruyu cevaplandıran Kadir Topbaş, Marmaray’ın hızla ilerlediğini ve Cankurtaran ile Selimiye arasında lastik tekerlekli araçlar için ikinci bir tüpgeçitin temelinin bu yıl içinde atılacağını belirterek, “3.  boğaz köprüsü şehir içi için değil uluslararası taşımacılık için düşünülen ve viyadüklerle geçecek bir transit geçiş merkezi olacak. İstanbul’da günde 212 bin yük aracı her gün İstanbul’da hareket halinde. Bunun 75 bini ağır vasıta. 12 bini Fatih Köprüsünden geçiyor ve 28 bini de Anadolu’ya gidip geliyor. Bu trafiği şehir dışına atmak zorundayız. Doğru olan bu köprüler yapılırken doğru yerlerde yapılsın ve ormanların yeşil alanların yapılmasına ve kentin büyümesine fırsat verilmesin. Köprü yapılırken buna hassasiyet gösterileceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.  

 

Kamyon trafiği yerine raylı yük taşımacılığı…  

İstanbul’un yük taşımacılığında lojistik merkezlerinin Hadımköy, İkitelli, Ümraniye, Kartal ve Tuzla olduğunu vurgulayan Başkan Topbaş, şehrin bu iki yakasındaki merkezlere arasında çok ciddi boyutta bir kamyon ve tır trafiğinin olduğuna dikkat çekti. Topbaş, “Artık Ambarlı bölgesindeki limanı biraz daha genişleterek Hadımköy’ü lojistik merkez haline getirelim. Buradan Ambarlı’ya raylı sistemle taşımacılık olsun. Aynı şekilde Ambarlı Limanı’ndan da geliştireceğimiz raylı sistemle bu taşımacılığı köprülerin üzerinden alalım. Karayolunu kamyonlardan kurtaralım” dedi.  

 

İstanbul’u dünyaya açacak vizyon projeler geliyor…  

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Cendere Vadisi projesi ile Kağıthane-Alibeyköy tarihi demiryolunun yeniden hayata geçirilmesiyle” ilgili bir soruya da “Dünyada eksi yerleşim alanlarına yeni fonksiyonlar verilerek ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. İMP’de planlama yaparken yeni cazibe ve etkileşim merkezleri oluşsun istedik. Kentlerin yarıştığı bir dünyada İstanbul’u da böylece yarışa sokalı istedik. Geçmişte sanayi bölgesi olan Cendere Vadisi’nin artık o fonksiyonları öngörülmüyor. Onun yerine bu bölgeyi dönüşüm alanı ilan ettik. Çalışmalar devam ediyor. Buradaki tarihi ray hattının turizm amaçlı kullanılması için TCDD Genel Müdürlüğü’nden istedik ve projesi hazırlanıyor. Bu proje tamamlandığında Cendere orman alanlarıyla, hayvanat bahçeleriyle ve mesire alanlarıyla farklı bir boyut kazanacak” diye konuştu.  

 

İstanbul bilim kenti olacak…     

İstanbul’u bir bilim şehri yapmak için “Genç Kaşifler” diye bir projeleri olduğunu ve bir bilim müzesi kurmak için çalışma başlattıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Ayrıca Kültür Bakanlığı ile beraber İslam Bilimleri Müzesi’ni İstanbul’a kazandırma çalışmalarımız sürüyor. Gülhane’deki eski ahırlar bölgesinde bu müzeyi açacağız. Bilim-Teknik Müzesi için Haliç Tersanesi’nin hangarlarından bir tanesini hazırlayacağız. Özellikle öğrencilerimizin ve gençlerimizin gelerek yararlanmasını istiyoruz. TÜBİTAK ile birlikte yapmayı düşündüğümüz ve hazırlıkları süren Genç Kaşifler projesini bir hobi merkezi gibi düşünüyoruz. Bu konuda yeteneği olanları buraya çekeceğiz” ifadelerine yer verdi. 

 

“İstanbul’u meydanlar şehri yapacağız…”  

Meydanların İstanbul halkının ortak kullanım alanı olduğunu ve İstanbul’un yeterince meydana sahip olmadığını dile getiren Başkan Kadir Topbaş, Üsküdar, Beşiktaş, Aksaray gibi meydanların trafiğini alta alarak bu meydanları yenileyeceklerini söyledi. Batıda meydanların demokrasi alanları olarak görüldüğünü vurgulayan Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bakırköy Özgürlük Meydanı’nın altına hem metro, hem de transfer merkezi geliyor. Meydanı yeniden düzenleyeceğiz. Üsküdar Meydanı’ndaki trafiği yer altına alıyoruz. Proje kuruldan geçti. Marmaray ile Ümraniye istikametine gidecek olan metro istasyonu çarşısıyla birlikte yeraltında olacak. Yüzeyde büyük bir meydan kalacak. Beşiktaş trafiğini yeraltına alıyoruz. Orada ciddi büyüklükte bir meydan ortaya çıkacak. Aksaray’da da trafiği yeraltına alıyoruz ve üsteki viyadüğü kaldırıyoruz. Beyazıt Meydanı’nı da yeniden düzenleyeceğiz. Orada otopark olarak kullanılan alanlar vatandaşlar ve turistler için çok rahatsız edici olduğunu biliyorum. İstanbul’a yeni meydanlar kazandırıyoruz, meydanlar şehri yapıyoruz.”  

 

Deprem riskini azaltmak için İstanbul’un jeolojik haritaları çıkartılıyor…  

İstanbul’da depremle ilgili çalışmalara 1995 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde başlandığını belirten Başkan Topbaş, “1998 yılına kadar İstanbul 2. derece deprem bölgesi sayılıyordu. Biz İstanbul’un bütün jeolojik haritalarını çıkartıyoruz. Artık doğru yerlerde doğru yapılar yapılsın diye. Olası bir afet riskini azaltmak için doğru olan öncelikle afet öncesinde alınan tedbirlerdir. İstanbul’daki 1 milyon 600 bin yapının büyük çoğunluğu imara aykırıdır. Bizim dönemimizde çok sayıda kaçak bina yıktık. İMP’de deprem dönüşümünü sağlayabileceğimiz yeni alanlar keşfettik. Küçükçekmece, Tuzla, Silivri ve Avcılar’da yerlerini belirledik. Yenileme alanlarında eşdeğerlilik şartını getiriyoruz. Vatandaşlar farkı ödeyerek ya da metrekaresi azalarak yenilenen evlerinde oturmaya devam edebilecek. Süleymaniye’de ciddi bir kentsel dönüşümü başlattık. KİPTAŞ burada 150 civarında tarihi eseri satın alarak yenilemeye hazırlanıyor” diye konuştu.  

 

Güvenlik konusunda Büyükşehir Valilik ve Emniyet’e yardımcı oluyor…  

Programda İstanbul’un güvenlik sorunuyla ilgili soruları da cevaplandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, şunları kaydetti; “İstanbulluların her sorunu bizim de sorunumuz. 100 trilyonluk bir projeyle İstanbul’un caddelerini aydınlattık. Bu aydınlatma polisiye vakaları biraz azalttı. MOBESE sistemi var, ama yeterli değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Valilik ve Emniyet ile ortak çalışarak özellikle okul çevrelerine 350 kamera yerleştiriyoruz. Okul çevrelerini Valiliğimizle işbirliği içinde polisin yanında zabıtamızla da denetleyeceğiz. Valiliğimiz güvenlik sorunu için en az 10 bin polis istiyor, ama maalesef kadro imkanı yok. İstanbul bir kongre, fuar ve turizm kenti olabilmesi için mutlaka güvenli bir şehir olmalıdır.”