Başkan Topbaş; “Büyük hizmetlerimizden rahatsız olanlardan özür diliyoruz!” 15.04.2007

İstanbul’da çok büyük hizmetler gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Topbaş, “Çok fazla hizmet ettiğimiz için bazı çevreler rahatsız oluyor, verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz. Çünkü görüyorlar ki böyle güzel hizmet yapıldıkça vatandaş onları işbaşına getirmez” dedi.

İstanbul’a dikilen çiçekler aynı zamanda 230 bin kişi için ekmek kapısı…  

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yenilenerek Zübeyde Hanım ismi verilen vapurun hizmete alınması töreninin ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Başkan Kadir Topbaş, lalelerin İstanbul’un önceliği olup olmadığı yönündeki bir soruya, “Evet, lale İstanbul’un öncelikli sorunudur. Çünkü 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un kendi kültüründen bir parça olan ve 150 yıl önce bu şehri terk eden lalenin tekrar İstanbul’a dönmesi ve İstanbulluların kendi kültürüne sahip çıkması çok önemli. Bundan dolayı laleyi önemsedik ve yeniden İstanbul’a kazandırdık. Bu yıl 8,5 milyon lale dikildi, bunların bir kısmı açtı gerisi de açmaya devam ediyor. Yalnız orada da kalmayacağımızı söyledik Adım adım havzalarda yaşayan ve geçim sıkıntısı çeken 230 bin eski orman köylüsüne ekmek kapısı olacak. Yeni gerçekleştirdiğimiz 4. Dünya Belediye Başkanları Zirvesi’ne katılan bazı belediye başkanları İstanbul’dan lale soğanı istediler. Silivri’de şu anda lale soğanı yetiştirmeye başladık. Şile’de alım garantili çiçek yetiştirmek üzere seracılık başladı ve destek veriyoruz. Böylece lale ve diğer çiçekler İstanbul’un güzelliğini sağlarken, diğer taraftan da İstanbul’un bu bölgelerinde yaşayan insanlarına ciddi bir ekonomik katkıda bulunuyor. Bu çiçekler, ihracatından tutun da şehir içindeki ticaretine kadar İstanbul’a ekonomik bir değer kazandırıyor. Geçmişte bu şehir çiçeğini ithal ederken, şimdi yerli üretimle bu gelir kendi şehrimizde kalıyor. Çiçekleri kentlinin istifade ettiği boyuta getiriyoruz. Tabi bunu anlamak istemeyenler, bunu farklı değerlendirenler olabilir” diye cevap verdi.     

 

Dikilen laleler için 2 milyon 120 bin YTL harcandığını ve bunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinin 8-9 binde birine tekabül ettiğini vurgulayan Kadir Topbaş, “Bu İstanbul için ciddi bir rakam değil. Çiçekler şehir içindeki vatandaşların davranışlarını, kente olan bakışlarını, sahiplenme duygusunu ve sevgisini geliştirdiği gibi, kent içinde edebiyattan şiire, estetikten her türlü davranış biçimlerine kadar kent yaşamını etkileyen önemli olgulardır. Zirveye katılan tüm belediye başkanları bunu açıklıkla söylediler. İstanbul’u ziyaret eden turistler olsun, büyük organizasyonlar için İstanbul’a gelen yabancılar olsun, kimse hayranlığını gizleyemiyor. Bundan dolayı da doğru bir iş yaptığımı düşünüyorum. Vatandaşlarımızdan da bu konuda aldığım teşekkür maillerinden ve telefonlarından, karşılaştığım her yerde bu konudaki hassasiyetlerini belirtmelerinden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.  

 

Cumhuriyete görkemli kutlama…  

Bu yıl İstanbul’da laleler dışında büyük bir aktivite daha gerçekleştireceklerinin müjdesini veren Başkan Topbaş, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının geçmiş yıllardan çok daha fazla görkemli bir şeklide yapılacağını vurguladı. Topbaş, “Cumhuriyet Bayramı için geçen yıl Boğaziçi’nde yaptığımız kutlamaların çok çok üstünde bir hazırlık yapıyoruz. Kutlamalar Sydney’deki yılbaşı kutlamaları kadar, hatta belki de daha görkemli olacak. Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır şekilde ve birçok insanın görmek isteyeceği, muhteşem havai fişek gösterilerinin yer alacağı, canlı yayınların yapılacağı bir program hazırlıyoruz. Dünyanın değişik yerlerinden insanların ‘İstanbul’daki Cumhuriyet kutlamalarını görelim’ diye geleceği büyük bir aktiviteyi hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.  

 

“Büyük icraatlarımız bazılarını rahatsız ediyor…”     

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Küçük Dilara’nın ölümüyle sonuçlanan üzücü olay nedeniyle iş akdi feshedilen MVM Firması’nın sahiplerinin İSKİ’ye yeni bir ihale için teklif verdiği yönündeki bir soruya ise şu cevabı verdi; “Verdiğimiz bir kararla tüzel kişilik olarak MVM şirketinin Büyükşehir Belediyemizdeki ihalesini iptal ettik ve İçişleri Bakanlığı’na bu şirketin 2 yıl kamu ihalelerine girmemesi yönündeki talebimizi ilettik. Bakanlık bunun kararını verecek. Ancak, bu iki yıl ihalelere girememeleri yönündeki karar firma sahiplerinin şahıslarına verilmiş bir ceza değildir. Yargısız infaz olmaz, hukuk sistemimizde böyle bir şey yoktur. Burada tüzel kişilikten, firmadan bahsediyoruz. Ayrıca bu şirketin ortaklarından bazıları veya bu insanların başka şirketleri kanunen ihalelere girme imkânlarına sahiptir. Tüzel kişilik farklıdır, insanların ortaklıkları farklıdır. Bu konuda kalkıp da yasal olarak ‘sizin kurduğunuz şirketler ihaleye giremez’ diyemeyiz. Hukuki açıdan böyle bir şey olmaz. Bizi bu firmanın yönetimi ve tüzel kişiliği bizi ilgilendirir. Şahıslarla ilgili böyle bir yaptırım gücümüz yok. Kaldı ki bizim yaptığımız ihaleler açık ihalelerdir ve bu ihalelere katılıp da işi alamayanlar veya katılmayanlar İhale Üst Kurulu’na gitmek suretiyle itirazlarını yapabilirler. Kamu İhale Kanunu’nun verdiği yetkiyle belirli bir miktarın altındaki alımlar davetle yapılabilir. Bu ana muhalefet partisi veya diğer siyasi partilerin belediyeleri dahil bütün siyasi kurum ve kuruluşlarda aynıdır. Çünkü aciliyet gereken durumlar da vardır. Kanun ona cevaz vermiştir. Tabiî ki bu alımlar da Sayıştay’ın denetimine tabidir. Kalkıp ‘şu kadar bazı davetli ihaleler yapıldı. Farklı niyetler gizlenmekte ve bir yerlere çıkar sağlanmakta’ iddialarıyla bunun yaygarasının kopartılmasını doğru bulmuyorum. Burada tamamen art niyet veya bir başka şey görüyorum. Herhalde çok fazla hizmet ettiğimiz için bazı çevreler rahatsız oluyor. Rahatsızlık verdiğimiz için de özür dileriz. O çevreler Büyükşehir Belediyemiz olsun, Hükümetimiz olsun, hizmetlerimizden rahatsız oluyorlar. Çünkü görüyorlar ki böyle güzel hizmet yapıldıkça vatandaş bu yönetimleri iş başından göndermez ve bir daha bize fırsat gelmez diye rahatsız olan olabilir.”