Başkan Topbaş OECD Forumu’nda konuştu 20.06.2007

OECD toplantısının 2. oturumunda “Küresel Şehirler” konulu bir konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş; “Şehirleri çok merkezlilik rahatlatacak” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı´nda devam eden OECD Dünya Forumu’nun 2. oturumunda “Küresel Şehirler” konulu bir konuşma yaptı. Toplantının İstanbul’da yapılmasından onur duyduğunu ifade eden Başkan Kadir Topbaş, forumun günümüzün ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarını kapsayan politikalar hakkında daha çok bilgi edinilmesini sağlayan eşsiz bir fırsat olduğunu söyledi.

 

Dünyanın 43 ülkesinin katılımda bulunduğu forumun ortak sorunların çözülmesinde önemli katkılar sunacağına inancını dile getiren Kadir Topbaş, şöyle konuştu; “Sorunumuz evrensel ölçekte mücadele edilmesi gereken adaletsiz gelir ve refah paylaşımıdır. Kaynakların hızla tüketilmesidir. Tüm dünyada cazibe merkezlerinin hemen yanı başında yoksulluk hüküm sürüyor” diyen Topbaş, 6,1 milyar nüfuslu dünyada 2,8 milyar kişinin günlük gelirinin 2 doların altında olduğunu, 150 milyonu çocuk olmak üzere 800 milyon kişinin sağlıklı ve yeterli beslenmediğini dile getirdi.

 

İçe kapanmak yerine “birlikten kuvvet doğar” anlayışıyla bir arada neler yapabileceğine bakmak gerektiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Günümüzde refahtan yüksek derecede nasibini almış küresel kentlerin en önemli sorunu, bu merkezlere akın eden nüfusun entegrasyonudur. Bu durum, açıkça, gelir dağılımı ve kaynaklara erişimde dengesizliğe yol açıyor. Buna paralel olarak umduğunu bulamayanlar, dışlandığını düşünenler ve umutsuzlar kitlesi artıyor. Son 45 yılda dünyada intihar oranlarının yüzde 60 artması bunun açık göstergesi. Yerel yönetimler olarak bu sorunlarla başa çıkmada bizlere önemli görevler düşüyor. Eğer suç oranları artıyorsa, insanlar kendilerini daha az güvende hissediyorsa, bunda ihmal edilen sosyal politikaların rolü büyüktür. Küresel kentlerin yönetimleri olarak bu nüfus hareketliliğini dengelemek ve sosyal politikalara önem vermek durumundayız. Biz, İstanbul’a göç baskısını Anadolu’da organik tarıma destek vererek azaltıyoruz.  İşsizlere meslek edindirme çalışmasını çok önemsiyoruz. Halk üniversitesi niteliğindeki merkezlerimizde her yıl 97 branşta 155 bin kursiyere meslek eğitimi veriyoruz. Yoksullara yardım programını yürütüyoruz. Kent Planlamasında ölçeğimizi bölgesel düzeyde ele alıyoruz” diye konuştu.   

 

Nüfusu milyonları bulan küresel kentlerde hayatı kolaylaştıracak çözümlerin başında çok merkezliliğin geldiğini ifade eden Başkan Kadir Topbaş, böylece nüfusu kente dengeli dağıtmanın; hizmetleri etkili ve verimli bir şekilde her kesime ulaştırmanın mümkün hale geleceğini söyledi. Bundan dolayı küresel kentlerin; turizm, ticaret, kültür, finans, spor ve kongre merkezleri olarak planlanması gerektiğini dile getiren Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Buna ek olarak bu yapı sürekli geliştirilerek, kentliler, yaşam kalitelerini yükselten nitelikli hizmetle buluşturulmalıdır. Özellikle metropollerde kirlilik ve ulaşım sorunu üreten sanayinin kent dışına çıkarılması gerekiyor. Bütün bu çözümler ise ancak iyi bir altyapısı olan; ulaşım, erişim ve konaklama için uygun imkânlara sahip kentlerde uygulanabilir. Bu nedenle küresel kentlerde alt yapı yatırımlarının ihtiyaçları karşılaması elzemdir. Toplumların kalkınması için yerel imkân ve kaynakların yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Günümüzde tüm toplumlar, kalkınma yolunda “yatırıma dönüşen sermayeyi” kendine çekme yarışı içinde. Bundan dolayı küresel kentler dış yatırımlar için cazip bir hale getirilmelidir. Bu ise ancak, küresel kentlerin daha çok uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapması ve katılmasıyla sağlanabilir. Bunu sağlamak için biz, İstanbul’da dünyanın en prestijli spor, kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyoruz. İstanbul ayrıca coğrafî konumunun da etkisiyle bir kıtalararası ekonomik koordinasyon merkezi. Yine İstanbul olarak deniz, hava ve kara ulaşımındaki gelişmiş altyapımız sayesinde dış yatırımcılara çok önemli avantajlar sunuyoruz. Bunlara ek olarak binlerce yıllık tarihinde bir hoşgörü ve barış merkezi olan İstanbul, dış yatırımcıya kolaylıkla bütünleşeceği bir ortam sunuyor.”  

 

Başkan Topbaş, küresel kentler olarak “bu dünyayı çocuklarımızdan miras aldık” anlayışı ile gelecek nesillerin refahı için çalışılması gerektiğini, doğal kaynakların hızla azalması, çevrenin kirlenmesi ve canlı türlerinin tükenmesi; yeryüzündeki varlığımızı tehdit eder boyuta gelmesinin şehirlerin en önemli sorunları haline geldiğini belirterek, “Bu anlamda günümüzde gündemin en önemli başlıklarından birisi de biyolojik çeşitliliğin korunmasıdır. İçilebilir su kaynaklarımızı korumak zorundayız. Denizlerimizi, iç denizlerimizi ve nehirlerimiz kirlettik. Şimdi yeniden temiz bir deniz için büyük harcama yapmak zorundayız. Biz, Marmara Denizi’ni kirlilikten arındırmak, sahilleri ve güzel Haliç’i temizlemek için büyük çaba göstermekteyiz. Bir kentin idaresinin, fen ve imar işlerinin ötesinde sosyal boyutu da olan bir hizmet olduğu kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Şehirlilerin arasındaki sosyal ilişkiler geliştikçe yerel düzeyde, kentler arasındaki bağlar arttıkça küresel düzeyde barış ve istikrar sağlamak mümkün olacaktır. Bu bağlamda sosyal mekânların, kültürel ve ticarî tesislerin arttırılması gerekiyor. Bunlara paralel olarak yoksulların hayat standartlarının yükseltilmesi, hizmetlerin özürlüler açısından ulaşılabilir hale getirilmesi elzem. Elbette sadece sosyal yardımlarla yetinemeyiz. Kentlilere eğitim, iş, istihdam ve kültürel gelişme imkânları sunmalıyız. Yine aynı şekilde başta kadınlarımız olmak üzere tüm kentlilerin, kent yönetimine katılacakları imkânlar oluşturmalıyız” şeklinde konuştu.