Başkan Kadir Topbaş; “İstanbul’u kültür, sanat, turizm ve kongreler şehri olarak planlıyoruz” 11/4/2006

“İstanbul’da Yaşam Kültürü”, İKSV´nin düzenlediği sempozyumda ele alındı. Sempozyumda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “İstanbul’u, çevreye duyarlı sanayiyi dışlamayan bir kültür, sanat, turizm ve kongreler şehri olarak planlıyoruz” dedi.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Nişantaşı Sofa Otel’de düzenlenen “İstanbul’da Yaşam Kültürü” sempozyumu başladı. 3 gün sürecek sempozyumda İstanbul’u ve İstanbulluları çok yakından ilgilendiren göç, küreselleşme ve AB’ye uyum sürecinin etkileri ele alınıyor. İstanbul’un sürekli değişen yaşam kültüründeki değişimi anlamaya çalışmak ve sorunları irdelemek amacıyla düzenlenen sempozyumun açılış konuşmalarını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İSO Başkanı Tanıl Küçük ve İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı yaptı.   İstanbul 4 bin 500 yıllık yerleşim sürecinde tarihin çeyiz sandığı olmuş çok önemli bir şehir olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Bir kentin yaşam kalitesi o kentteki kişilerin davranış kültürüyle ilgilidir. Kentlilik sosyolojik bir evredir. Bilim adamlarının ifadesiyle insan gelişirken yüzde 80 çevresinde etkilenir. Bu nedenle İstanbul’da daha kaliteli bir yaşam kültürü oluşturmak için mutlaka birbirimizi anlamaya çalışmalı ve birbirimize katkıda bulunmalıyız. Bununla ilgili bir eğitim süreci gerektiği ve medyamıza bu konuda çok büyük bir rol düştüğü de kesindir. İstanbul’da gurur duyulacak bir yaşamın olması hepimiz için çok önemli” diye konuştu.     

 

Yaşam alanlarının kalitesinin de insanların yaşam kültürü için çok önemli olduğuna dikkat çeken Kadir Topbaş, şöyle konuştu; “İstanbul’da yürümeyi, konuşmayı öğrenmiş ve bu şehrin derin izlerini taşıyan biri olarak konuşuyorum. İstanbul’da son 50 yılda yaşanan plansız sanayileşme 12 milyon göçe ve çarpık yapılaşmaya neden oldu. İstanbul o dönem eski ve yeni kent olgusunu ortaya koyabilseydi, yaşanan sorunlar ortaya çıkmaz, çarpık yapılaşma olmaz ve Haliç başta olmak üzere denizlerimiz kirlenmezdi. İstanbul’da şu anda bile yılda 300-350 bin insan ve 200 bin araç katılıyor. Bunları New York ve Paris’e getirseniz 1-2 yıl dayamaz. Şehrimizi ziyaret eden belediye başkanlarına İstanbul’un bu durumunu söylediğimde hayret ediyorlar.”     

 

İstanbul’un yeni bir değişim sürecine girdiğini ve bu süreçte herkesin katkısına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Başkan Topbaş, “Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul’u gelişen dünya şartlarında çok daha kaliteli ve yaşanabilir bir şehir haline getirmek için yoğun çaba içindeyiz. İMP’de 14 ayrı departmanda yapılan planlama çalışmalarıyla çok daha öteleri görebilen bir uzun perspektifli bir planlama yapıyoruz. İstanbul’un ulaşım sorunun çözülmesi, deprem riskinin giderilmesi, kültür sanat alanlarını oluşturulması için bu çok önemli. İstanbul, şu anda parlayan bir yıldız ve yatırımcıların gözdesi. Bu haliyle yeni bir gelişme heyecanını yakaladı. İMP’de İstanbul’u çevreye duyarlı sanayiyi dışlamayan bir kültür, sanat, turizm, kongreler ve fuarlar şehri olarak planlıyoruz. Ulaşım da kent kültürünü büyük ölçüde etkileyen bir konudur. Şehrimizin en önemli sorunu olan ulaşım meselesini çözmek için karayolu, raylı sistem ve denizde çok önemli yatırımlar yapıyoruz. Devam eden çalışmalarımız ve yatırım programımızda yer alan, 5 yıl içinde bitireceğimiz yatırımların toplam bedeli 12 milyon dolar. 1 yıl önce açıkladığımız 116 projenin 103 ü bitti, 13 tane kaldı. Hedefimiz bu projeleri 300’e çıkarmak. Bitirilen ulaşım yatırımlarına şu ana kadar 1.1 katrilyon harcadık. Şehrimizde sorunları çözerken çok ciddi bir yenileme ve restorasyon süreci de başlattık. İstanbul tarih boyunca çok büyük yağmalar yaşanmamış, eski eserlere bir sonraki hep devletler sahip çıkmış Biz şimdi cumhuriyet olarak bütün medeniyetlerin İstanbul’da bıraktığı izlere sahip çıkıyoruz. Öte yandan, kültür ve sanatını geliştirmek için geçen ay 3 ayrı tiyatro sahnesini daha açtık. İstanbul’daki yaşam kültürünün geleceğe aktarılması ve dünyaya yansıtılması için de şehrimizdeki 19 üniversitemizin İstanbul ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezlerine maddi destek ve malzeme desteği veriyoruz.”     

 

İSO Başkanı Tanıl Küçük; “İstanbul’da çok kıymetli bir üretim kültürü yeşermiştir”   Toplantıda konuşan İSO Başkanı Tanıl Küçük de İSO’nun İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına destek verdiğini belirterek, İstanbul’daki yaşam kültürünü üretim açısından değerlendirdi. Tanıl Küçük, “İstanbul tarihi mirası ve ekonomik yapısıyla küresel bir merkezdir. Türkiye sanayinin yüzde 38’i İstanbul’dadır. İstanbul’un sanayi pozisyonundan kolayca vazgeçmesi düşünülemez. İstanbul’da sanayi olmalıdır, olacaktır. Ancak çevreye zarar vermeyen yüksek kaliteli üretim olmalıdır. İstanbul’da çok kıymetli bir üretim kültürü yeşermiştir ve bize göre bu çok önemlidir” dedi.   İstanbul’da 4 milyon işgücü bulunduğunu ve imalat sanayinde en önemli sektörlerin tekstil ile hazır giyim olduğunu ifade eden Küçük, “Türkiye’de tarımın teknolojik tarıma dönüşmesin ardından tarımdaki bu yüzde 35’lik işgücü 1950’lerde olduğu gibi tekrar İstanbul’a mı gelecek? İstanbul bunu kaldırabilecek midir? Önümüzdeki yılların İstanbul’u büyük ihtimalle iş bulmak için göç eden vasıfsız insanların göç edeceği bir şehir olmayacak, olmamalıdır. Şüphesiz bu insan kalitesi İstanbul’un yaşam kültürüne zamanla yansıyacaktır” diye konuştu.