Başbakan Erdoğan ve Başkan Topbaş Gençlik Meclisi’nin iftarına katıldı 02.10.2006

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Belediye Gençlik Meclisi’ne verdiği iftar yemeğine katıldı. Başbakan Erdoğan, Gençleri mecliste görmek istediğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Feshane Kültür Merkezi’nde Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi’ne verdiği iftar yemeğine katıldı. Başkan Kadir Topbaş’ın ev sahipliği yaptığı iftarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve AK Parti Yöneticileri de yer aldı.  

 

İftarda Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Üyeleri’ne hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gençleri mecliste görmek istediklerini belirterek, “Artık sloganımız şu haydi gençler siyasete demiyoruz, haydi gençler Meclis’e, daha dinamik heyecan dolu farklı bir parlamento ile inşallah dünyaya Türk parlamentosunu anlatma fırsatını yakalayacaktır. Bizim geleceğimiz ne olacak artık bunlar geride kaldı ve meclisimizden kanun çıktı, şimdi özellikle gençlerimizin ana kademelerde yer alması gençlik kollarımızın daha aktif hale gelmesi inanıyorum ki bundan sonra çok daha farklı bir zemin olacaktır. Değerli gençler tabii bu yolculuğa çıkarken programımızın içerisine özellikle 25 yaşın seçilme yaşı olmasını koymuştuk. 40 yaşında İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman, Büyüklerimizin ifadesi genç yaşta İstanbul’a belediye başkanı oldun daha ne istiyorsun dediler. Tabi ben bir şey söyledim. Unutmayın fatihi 21 yaşında İstanbul’u fethetmişti. İlginç alacağımız dersler var. İki yer var ki önemli görev düşüyor. Bir siyasetçiler, iki eğitimciler. Siyasetçiler yasama noktasında gereken adımı attılar. Ama bir Osman Gazi, Bir Fatih, Bir Atatürk, Bir Mimar Sinan eğer yetişecekse, onu da Akşemsettin’in yetiştirmesi lazım. Böyle eğitimcilere ihtiyacımız var. Akşemsettin olduğu için Fatih olmuştur. Olmazsa olmaz. Bizim sıkıntımız burada” diye konuştu.     

 

Milli eğitimde önemli yatırımlar yaptıklarını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü; “İdeolojik yaklaşımlardan birçok noktada güçlük çıkıyor. Yurt dışına lisansüstü eğitim yapsın diye öğrenci göndereceksiniz, hemen yaklaşım tarzı şu, kadrolaşıyorlar. Gidecek olan kişi eğitim yapıyor. İlim için Çin dahi olsa göndereceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar göndereceğiz. Bunu kadrolaşma aşkına değil, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak için yapacağız. Dünya ile bir yarışın içine gireceksek bunu yapmak zorundayız. Özgüveni kazanabilmek için bunu yapmak zorundayız. Gençliğimize sesleniyorum; Elinizde kasatura, döner bıçağı ile dolaşan olmayacaksınız, bilgisayarı kitabıyla dolaşanlardan olacaksınız. Sizin farkınız o olacak. Bize eğitimi alacak olan gençler, oraya o arzu ile gelen gençler lazım. Savaş meydanı değil. Saygı duyacaksın, saygıyla bu işi yapacaksın, o şekilde kabul edebiliyorsan eyvallah, kabul ettiremiyorsan, bizim yolumuz kasatura ile kabul ettirme yolu değildir. Muhafazakar demokrat anlayışta bu yok. İnsan haklarında bu yok, hukukun üstünlüğünde bu yok, bunu bir defa bileceğiz. Laik eğitim sisteminde bu yok, bunu böyle bileceğiz. Çünkü her inanca eşit mesafede olacağız. Eğer bunu anlayabildiysen mesele anlaşılmıştır. Türkiye’nin dört bir yanını bilişim teknolojileri sınıfıyla donatıyoruz. ADSL sistemi bütün okullara giriyor. Bununla kalmıyoruz, öğretmenlerimizin hepsi bu eğitimden geçiyor. Okullarımızın sayısı 4 senede 85 bin derslik ilave edildi. Şu anda 80 bin açığımız var bu açığı da süratle kapatalım. Hepiniz bu güzel ülkenin evlatlarısınız, hepiniz birer Türk evladısınız, 7’den 70’e hepimiz elele vereceğiz. Birbirimize iyi gözle bakacağız, zorlaştırmayacağız, kolaylaştıracağız. Hiçbir zaman korkutucu olmayacağız, sevdiren olacağız, bunları yapmak zorundayız. Bunları yaparsak yolumuz çok daha kolay olacağız.”