İstanbul bir markadır… 25.5.2017

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Marka Türkiye 2017 Kongresi’nin “Destinasyon Markalaşması Oturumu”na katıldı. Oturumda konuşan Başkan Kadir Topbaş, marka olmak için çalışmak ve emek vermek gerektiğini söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde “Marka Türkiye 2017 Kongresi” düzenlendi. Kongrenin “Destinasyon Markalaşması Oturumu”na İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve Londra Belediyesi Resmi İletişim Ajansı’ndan Chris Gottlieb katıldı. Ali Saydam’ın moderatörlüğünde düzenlenen programa yerli ve yabancı katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.

 

Oturumda konuşan Başkan Kadir Topbaş, Türkiye nüfusunun yüzde 70’inin şehirlerde yaşadığını belirtti. Son yıllarda şehirlerin yoğun göç aldığına dikkat çeken Başkan Topbaş, şehirlerin düzensiz yerleşme sonrasında ciddi problemler yaşadığını söyledi. İstanbul’un bulunduğu konum itibariyle ve zengin tarihiyle Türkiye’nin diğer şehirlerine göre daha şanslı olduğunu vurgulayan Başkan Topbaş, “İstanbul’un bazı değerlerini ön plana çıkarmak gerekiyor. Eğer bunları ön plana çıkaramaz veya hissettiremezseniz çöküntü yaşamanız kaçınılmaz olur. Tarihte bunun örnekleri vardır ve bu şehirler yok olmuşlardır.” diye konuştu.

 

“Süper gücün yönetim merkezi İstanbul…”

Dünyanın 700 yıl boyunca İstanbul’dan yönetildiğini ifade eden Başkan Topbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya bu şehirden yönetilmiş. Süper gücün yönetim merkezi olmuş. Bu şehrin başka bir özelliği de çok kültürlü oluşu. Farklılıkların zenginliğini yaşayan bir şehir ve gerçek anlamda da bir barış kenti. Farklı dil ve dinlerden, etnik yapılardan insanları birarada tutabiliyor ve birlikte yaşayabiliyorlar. Tarihteki nadir örneklerden biri. Aynı sokakta cami, sinegog ve kilise görebilirsiniz.”

 

1940’lı yıllarda sanayileşme dönemine girilmesiyle göç almaya başlayan İstanbul’da bu göçün doğru yönetilmemesinden dolayı plansız bir yerleşme yaşadığının altını çizen Başkan Topbaş, “Oysa biz kentin tarihi dokusunu koruyabilseydik, insanlara yaşam alanları oluşturabilseydik bugün çok daha farklı İstanbul’u yaşardık.” dedi.

 

“Çanta elde şehir tanıtma dönemi bitti…”

İstanbul’un coğrafik konumu ve tarihiyle önemli bir destinasyon merkezi olduğunun üzerinde duran Başkan Topbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Çantanızı elinize alarak şehrinizi tanıtma dönemi bitti. Artık şehrinizi yaşatabilirseniz, hissettirebilirseniz şehrinizin kültürünü tanıtabilirsiniz. Bunun için de kurumsal taassubu bir tarafa bırakarak bütün ilimlerle, bütün kurumlarla hep beraberce birlikte hareket etmek zorundasınız.”

 

Belediye başkanlarının bir şirket CEO’su gibi hareket etmesinin önemini anlatan Başkan Topbaş, “Yerel yönetimlerin kendi yerlerini anlatma yetkisi var. Bizler kentin yaşam kalitesi standardını yükseltirken, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılarken, gerekli olanları öngörürken diğer taraftan da dünyada diğer şehirlerle rekabet ettiğimizi unutmamalıyız.” diye konuştu.

 

“Belediye başkanları CEO gibi davramalı…”

Kentlerin uluslararası organizasyonlar, kongreler, sportif faaliyetlere ev sahipliği yaparsa dünyada tanınacağına değinen Başkan Topbaş, sözlerini şöyle tamamladı. “Nato Zirvesi 2005 yılında İstanbul’da programlanmıştı. Ertesi gün hemen bir Amerikan televizyonu benden bir röportaj istedi Malta Köşkü’nde. Programın 150 milyon Amerikalı tarafından izleneceğini öğrendiğimde onlara, helikopterle İstanbul’u gezdirdim. Niyetim şuydu, yeni başkan olmuşum İstanbul’un Amerika’da izlenmesini sağlayacak büyük bir fırsat gelmişti elime. Bir belediye başkanı bir CEO gibi olmalı. ‘Her alanda ne getirebilirim, nasıl bir değer katarım?’ diye düşünmeli. İstanbul 2011 yılında düzenlemiş olduğu organizasyonlarla dünya sıralamasında birinciliğe yükseldi. Marka olmak için çalışmak gerekir. Durduk yere kimse kimseyi marka yapmaz. Marka olmak emek ister.”

 

Konuşmaların ardından TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Başkan Topbaş’a ve diğer konuklara adlarına dikilmiş 50 ağacın sertifikasını taktim etti.