2. Etnospor Festivali şölene dönüştü 5/11/2017

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş 2. Etnospor Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Festivallerin şehirlerin vitrini olduğunu vurgulayan Başkan Topbaş, Etnospor Festivali’nin İstanbul’un dinamizmini arttığını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ev sahipliği yaptığı 2. Etnospor Festivali “Ok Yaydan Çıkıyor” temasıyla Yenikapı Etkinlik Alanı’nda yapıldı. Dünya Etno Sporları Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın katıldığı festivalde Türk dünyasına, Orta Asya ve Anadolu’ya özgü şenlikler hayat buldu. Festival alanını Bilal Erdoğan ile birlikte gezen Başkan Kadir Topbaş, geleneksel kıl çadırlardaki oba yaşamını, tarihi el sanatları atölyelerini ve geleneksel lezzetlerinin yer aldığı çadırları inceledi.

 

Etkinlik alanında TV 360’ın canlı yayınına katılan Başkan Kadir Topbaş, festivalin şehre spor ve kültür alanında önemli renkler kattığını belirterek, “Geçmişimizde olan spor dallarının tekrar canlanması bizim için bir kültür canlanmasıdır. Festivaller bir şehrin vitrinidir ve o şehri dünyaya tanıtır. Etnospor Festivaliyle bu alanda daha güçlendik ve bir eksiğimizi daha kapattık. İstanbul’un dinamizmini daha da artırdık.” diye konuştu.

 

“Çalışmaları uluslararası alana taşıdık…”

Festivalin açılışında konuşan Dünya Etno Sporları Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan da Anadolu’nun geleneksel sporlarını güçlendirmek, popülerleştirmek ve tanıtmak istediklerini söyledi. Etnospor yolculuğuna 5 seneyi aşkın süre önce Okçular Vakfı’nın ihyasıyla başladıklarını ifade eden Bilal Erdoğan, “Okmeydanı’nda gençlerimizi geleneksel okçulukla tanıştırdığımızda onların değerlerimizle ilgili, daha duyarlı, bilinçli yetiştiğine şahit olduk. Sporu rakibini ezmek, bitirmek için değil, kendi kişisel fiziki ve ruhsal gelişimi için yapmaya başladık. Merkezi Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te olan bir vakfı konfederasyona çevirerek, çalışmaları uluslararası alana taşıdık.” dedi.

 

Geleneksel sporların birçok olimpik spora göre daha takip edildiğine dikkat çeken Bilal Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Anadolu’nun geleneksel sporlarını kendi milletimiz nezdinde güçlendirmek, popülerleştirmek ve tanıtmak istiyoruz. Bu sporlarımızın olimpik sporların gördüğü ilginin arkasında kalma gerçeğinin değişmesini istiyoruz. İşte cirit sporumuz, yağlı güreşlerimiz Anadolu’nun birçok yerinde 10 binler tarafından seyrediliyor. Arkasında olimpik sporlara nazaran çok daha fazla inanç zenginliğinin, çok daha fazla felsefi derinliğin olduğu sporlardır. Etnospor Kültür Festivali’ndeki geleneksel sporlarımızı canlandırma gayretimizin bir diğer doğal paydaşı da kültürümüzün bütün sahalarında bir kültürel devrimin başlatılmasıdır. Kendi kültürümüzün, geleneğimizin yeniden bu topraklarda egemen olmasıdır. Müzikten spora, sanattan geleneksel çocuk oyunlarına kadar bize ait olanla geleceğimizi kurmamız lazım.”

 

“Kendi kültürel renklerimizle boyanmalıyız…”

Global markaların, kültürel sahaları topuyla tüfeğiyle kuşattığını söyleyen Bilal Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya üzerinde Batı uygarlığının ekonomik hakimiyetini izliyoruz. Bu ekonomik hakimiyetin bütün kültür sahalarına yayıldığını görüyoruz. Türkiye olarak, 21. yüzyılda bağımsız, kendi ayakları üstünde duran, kendi istikametini çizen, kendi kaderi için kendi kararlarını veren bir millet olacaksak, Batı’dan ödünç aldığımız kültürel renklerle değil, kendi kültürel renklerimizle boyanmalı ve şekillenmeliyiz.”

 

“Geleneklerimizden aldığımız güçle geleceğe yürüyeceğiz…”

Sadece sportif değil, kültürel birçok değerin de geleceğe taşınması için çalışmalar içerisinde olduklarını belirten Bakan Akif Çağatay Kılıç ise “Özellikle büyük şehirlerimizde cirit, geleneksel okçuluk ve birçok farklı geleneksel spor dalının icra edilebileceği alanların kazandırılması konusunda yerel yönetimlerimizle iş birliği yapıyoruz. Aynı zamanda bu geleneksel spor branşlarının uluslararası değerini artırmak üzere de uluslararası spor camialarını yönetenlerle görüşmeler yapıp, onlara da bunları hatırlatıyoruz. Bu sadece spor değil, aynı zamanda kültürel bir aktivitedir. Burada geleneksel yemeklerimizle alakalı örnekler de sergilenecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın her zaman dile getirdiği gibi geleneklerimizden, köklerimizden almış olduğumuz güçle geleceğe yürüyüşümüzün kuvvetli bir şekilde olması için, buradaki çalışmaların en iyi şekilde hayat bulması gerekiyor diye düşünüyorum.” diye konuştu.

 

Yenikapı Etkinlik Alanı’nda 4 gün süren festivalde geleneksel Türk sporlarının yanı sıra geleneksel kıl çadırlarda oba yaşamı, tarihi el sanatları atölyeleri, kılıç kalkan ve atlı gösteriler gibi pek çok aktivite yer aldı. Orta Asya’dan çok sayıda misafirin de katıldığı festival, Türki devlet ve topluluk çadırları, yöresel çadırlar, geleneksel lezzetler, geleneksel çocuk oyunları, çocuk tiyatroları, çocuklar ve yetişkinler için binicilik, halk oyunları, Orta Asya geleneksel toylarıyla bir şölene dönüştü. Organizasyonda geleneksel sporlardan aba güreşi, şalvar güreşi, kuşak güreşi, mas güreşi, yağlı güreş, atlı okçuluk, atlı cirit, kökbörü, aşık oyunu, mangala, geleneksel yaya okçuluğu olmak üzere toplam 11 branşta 843 sporcu mücadele etti. Fetih yağlı güreşlerinde 45’i başpehlivan olmak üzere toplam 295 sporcu er meydanına çıktı. Festivalde engelli vatandaşların katıldığı mangala, mas güreşi ve geleneksel okçuluk müsabakaları da yapıldı.