İstanbul Kent Konseyi sivil toplumu bekliyor… 25.05.2008

Kent Konseyi toplantısında konuşan Başkan Kadir Topbaş, sivil toplum kuruluşlarına “Kent Konseyi’ne katılarak İstanbul için düşüncelerinizi ve önerilerinizi bildirin. Bu kente katkılarınızı bekliyoruz” diye seslendi.

Kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentlilerin hak ve hukukunun korunması, çevre duyarlığı ile sosyal yardımlaşmaya dayanan sürdürülebilir kalkınma, yönetime katılım, hesap sorma ve hesap verme ilkelerini hayata geçirmek amacıyla 5393 sayılı Belediyeler Kanunu kapsamında kurulan İstanbul Kent Konseyi, ilk toplantısını Başkan Kadir Topbaş’ın da katılımıyla gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin Florya Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıda Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet, Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hüseyin Evliyaoğlu, Meclis Üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri de yer aldı.

 

Kent Konseyi İstanbul’un geleceğine şekil verecek… 

İstanbul Kent Konseyi’nin 1. Olağan Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1106 üyeden oluşacak ve başkanlığını kendisinin yapacağı Kent Konseyi’nin İstanbul Milletvekilleri, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyeleri, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacağını söyledi. Konfüçyüs’ün “Yakın kolay, uzak zor yönetilir” sözünü hatırlatan Başkan Kadir Topbaş, yerel yönetimlerin ülkelerin gelişmesinde lokomotif rolü üstlendiğinin altını çizerek, “Oluşturacağımız İstanbul Kent Konseyi, gelecek kuşaklar için, İstanbul ile Türkiye’nin geleceği ve demokratikleşme için tohum atıyor. Bu tohumları yeşertecek olanlar da bizleriz. ‘Ben ne olacağım’ değil, ‘Biz ne olacağız, kentimiz ne olacak’ diyerek hareket etmeliyiz” dedi.

 

Hep birlikte bir ‘İstanbul Ailesi…

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi olarak sivil toplum kuruluşlarıyla paralel çalışmaya ve önerileri dikkate alarak hizmet ötmeye özen gösterdiklerini ve 348 üyesi bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin birçok önemli kararı oybirliğiyle aldığını hatırlatan Kadir Topbaş, “Bugüne kadar elinde yönetim erki bulunanlar bu gücü kentin tüm paydaşlarıyla paylaşmaktan hep uzak durdu. Oysa bizim ortak çalışmalarımız, doğru bir noktada birleşerek hep birlikte kent ve ülke adına çalıştığımızın göstergesidir. Yerel yönetim olarak sivil toplum kuruluşlarıyla paralel çalışmaya hep özen gösterdik. Sivil toplum kuruluşlarını da politik yaklaşımları bir tarafa bırakarak İstanbul’un geleceğine yönelik eleştiriler getirmeye ve öneriler sunmaya davet ediyorum. İstiyoruz ki hep birlikte katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı ortaya koyalım. Şehrimiz ve ülkemiz ortak çalışmalarımızla medeni ülkelerle her alanda yarışsın. Şehrimizin ve ülkemizin geleceğinin çok parlak olduğuna inanıyorum. Yeter ki politik yaklaşımları bir tarafa bırakıp İstanbul’un geleceği adına hep birlikte çalışarak doğruları ortaya koyalım. İstiyoruz ki hep birlikte bir ‘İstanbul Ailesi’ oluşturalım. Bu imkanı bize 5293 sayılı yasa da veriyor. Ancak şehrimizi kendi evimiz gibi kabul ettiğimizde ve ortak akıl ürettiğimizde başarılı olabileceğimize inanıyorum.” 

 

“İstanbul için ortak akla ihtiyacımız var…”

Toplum adına karar verenlerin kendi başına karar vermemeleri gerektiğini, ancak genelde yönetim erklerinin buna cesaret edemediğini vurgulayan Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Genelde hiçbir yönetim, ‘Ben buradayım ve eleştirilerinizi dinliyorum’ demez. Ancak bizim katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışımız bunu gerektiriyor. İstanbul’da çevreye ve sosyal dayanışmaya daha duyarlı bir sürdürülebilir kalkınma hedefliyoruz. Bu ilk toplantı bir tanışma niteliğindeydi. Bundan sonraki toplantıların çalışma yapmaya yönelik olması için arkadaşlarımıza talimat verdim. Sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum; Görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve önerilerinizi bu toplantılara katılarak mutlaka bize bildirin. Doğru işler yapmak adına bunlara ihtiyacımız var. Bu kente katkılarınızı bekliyoruz. İstanbul’da ortak akla ihtiyaç var. Politik ve siyasi kimlikleri bir tarafa bırakarak kent adına, kentin geleceği adına birlikte karar vermeliyiz. Yanlışlara da aynı şekilde bir tavır koymalıyız” şeklinde konuştu.