Başkan Topbaş; “SSK’yı iflasa sürükleyenler İstanbul’u nasıl yönetecek?...” 13.01.2009

Silivri’de gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başkan Topbaş, “37 yıldır siyasetin içindeyim ve yürüme bandımız hep İstanbul’un sokakları, köyleri oldu. 1992-99 yılları arasında SSK’yı iflasa sürükleyen Sayın Kılıçdaroğlu ...

Silivri ve Selimpaşa’da vatandaşlarla buluşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. CHP’nin İstanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1992-1999 yılları arasında SSK’yı kötü yönettiğini ve zarara uğrattığını ifade eden Başkan Kadir Topbaş, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 1992’de SSK’nı başına geçti ve 1999’a kadar her yıl SSK zarar etti. Daha önce her yıl kar ederdi. SSK çöktü onun döneminde. Bu resmi kayıtlarda var, başarısı ortada. Daha önce kar eden bir müesseseyi nasıl zarara soktunuz ve iflasa sürüklediniz? Çünkü zihniyetiniz bu. SSK’yı iflasa sürükleyenler İstanbul’u yönetemez” dedi.

“Sayın Baykal’ı İstanbul’a aday bekliyordum…”

Kadir Topbaş, bir gazetecinin “Sayın Kılıçdaroğlu ‘Başbakan konuşmasın, Topbaş konuşsun’ diyor” sözleri üzerine, “Biz konuşuyoruz zaten. Bir iki yıl önce Sayın Baykal’ın da İstanbul üzerine çok konuştuğunu hatırlarsınız. Hatta ben o zaman, Sayın Baykal başbakan olamayacağını anlayınca İstanbul’dan belediye başkanı adayı olacak herhalde diye söylemiştim. Bunu bekliyordum. Ama karşımıza gelmedi” diye konuştu.

“Biz ‘yaptık’ o ‘yapacağız’ diyor, farkımız burada…”

Başkan Topbaş, Bir başka gazetecinin, “İki aday ne zaman bir araya geleceksiniz?” sorusuna şu cevabı verdi; “Ben 2004 seçimlerinde de adaylarla tv programlarına çıkmadım. Sayın Kılıçdaroğlu bizi ekrana çekerek bizim üzerimizden reyting yapmak istiyor. Bu fırsatı ona vermeyeceğim. Bizim muhatabımız İstanbullular. Sayın Kılıçdaroğlu kendisini halkımıza anlatsın. İnsanlarımız bilgi ve becerilerimizi, projelerimizi, İstanbul hakkındaki düşüncelerimizi öğrenmek istiyor. Bizim yaptığımız işler ortada, işlerimiz bizi anlatıyor. Beş yıl içinde Selimpaşa’ya kaç kez geldim. Silivri’ye en ez 15 kez geldim. Bizim yürüme bandımız İstanbul’un cadde ve sokakları, köyleri, mahalleleri oldu hep. O da kendisini anlatsın ki onun işi daha zor. O ‘yapacağız’ diyecek. Biz ‘yaptık’ diyoruz. Bu farkımız var. Halkımız sandıkta en doğru kararı verecek.”

“Bizim dokunulmazlığımız yok!...”

Kadir Topbaş, Silivri’de bir işadamına 11 milyon TL rant sağladına yönelik iddialara ise sert cevap verdi. Konuyla ilgili cevabı belgeleriyle birlikte basına ve Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderdiklerini vurgulayan Topbaş, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Konu daha önceki CHP’li belediyenin imar durumuyla ilgili ve Büyükşehir Belediyesi ile hiçbir alakası yok. O da biliniyor aslında. Ama amaç hedef şaşırtmak. İnsanların zihnini bulandırmak. Sayın Kılıçdaroğlu milletvekili, dokunulmazlığı var. Bizim öyle bir dokunulmazlığımız yok. ‘Elimde dosyalar var’ diyor, niçin savcılığa vermiyorsun. Savcılığa verirsin, gereği yapılır. Bizim dokunulmazlığımız yok. Meclis üyelerimiz kendisine CHP’li belediyelerle ilgili yolsuzluk dosyaları gönderdi. Önce oradan bir başlasın araştırmaya, kendi belediyelerine baksın da bir görelim. Bakalım bu işi nasıl yapıyor? Biz kendisinin ima ettiği anlamda kimsenin yolunu bulmasına asla fırsat vermeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu olayları çarpıtarak kendisini farlı bir kulvara çekmek istiyor. O zaman inandırıcılığını kendi belediyelerinden başlayarak bir göstersin. Sayın Kılıçdaroğlu gelsin, seçim sonrası makamımızda bir kahvemizi içsin. Bilgi ve becerilerimizi ve İstanbul’da neler başardığımızı kendilerine anlatalım.”

Başkan Kadir Topbaş bir başka soru üzerine, İstanbul’un iddia edildiği gibi köprü, yol, bordür bakım ve boyama konusunda zarar değil kar ettiğini belirterek, şunları kaydetti; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi daha önce yol ve bordür bakım ile bordür boyama işlerini ihale ederdi. Biz daha tasarruflu davranarak boya işini kaldırdık. Bu alanda bir yıllık bütçeyle üç yıl hizmet edebiliyoruz. Kaynakları daha doğru kullanıyoruz. Zaten artık kaldırım ve tretuarları betondan yapıyoruz. Kaynaklar çok doğru kullanılıyor. Böyle iddiası olanlara sesleniyorum. Bizim Sayın Kılıçdaroğlu gibi dokunulmazlığımız yok. Kimin elinde bir bilgisi belgesi varsa hemen savcılığa vermelidir. Kamuyu zarara uğratıyorsak bir gün bile gecikmeden hemen bizi mahkemeye vermelidirler.”

Başkan Topbaş’tan “dürüst yöneticilik” dersi…

Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, seçim çalışmalarında makam aracı yerine kendi aracını kullandığını ve yanında çalışan fotoğrafçılar ile şoförlere ücretsiz izin vererek 2 aylık maaşlarını kendi cebinden ödeyeceğini açıkladı. Başkan Topbaş, konuyla ilgili olarak “Seçim çalışmalarında makam aracını kullanmanın doğru olmadığını düşündüğüm için. Beyoğlu Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul’a aday olduğumda da kendi aracımı kullandım. Yanımda çalışan şoför ve fotoğrafçılara da ücretsiz izin verdim. Paralarını kendim ödüyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan basın açıklamasında da Başkan Kadir Topbaş’ın belediye’ye ait  makam ve eskort araçlarını kullanmama kararı aldığı, bu kapsamda belediyeye ait makam aracı ve iki koruma aracını bırakarak, masraflarını kendisinin ödeyeceği yeni sivil araçlar kiraladığı kaydedildi. Açıklamada Başkan Topbaş’ın yanında görev yapan 6 şoför, 2 fotoğrafçı, 2 kameramanın ücretsiz izne ayrıldığına, bu personelin maaşlarını seçim sonuna kadar bizzat Kadir Topbaş tarafından ödeneceğine de dikkat çekildi.