Başkan Topbaş Arap gazetecilerle biraraya geldi 4/8/2016

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Arap medya dünyasının temsilcileriyle Emirgan’da biraraya geldi.

Türk Hava Yolları’nın (THY) sponsorluğunda İstanbul’a gelen 38 gazeteci, Başkan Kadir Topbaş’ın ev sahipliğinde Emirgan Beyaz Köşk’teki akşam yemeğinde biraraya geldi. Türk Hava Yolları Genel Müdürü Temel Kotil’in de katıldığı toplantı öncesinde Başkan Kadir Topbaş Arap televizyonlarına röportaj da verdi.

 

Arap gazetecileri İstanbul’da ağırlama fikrinin Cidde’de karşılaştığı bazı gazetecilerin isteği doğrultusunda gerçekleştiğini hatırlatan Başkan Topbaş, “Arap dünyasından İstanbul’u merak edenlere İstanbul’u anlatmanın en güzel şeklinin sizin vasıtanızla olacağını düşünmüştüm. Biz istedik ki birbirimizi daha iyi bilelim, daha iyi tanıyalım ve ilişkilerimiz daha da iyi geliştirelim” diye konuştu.

 

Cazibe merkezi İstanbul…

İstanbul’un dünya tarafından gıpta ile izlendiğini ve son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte cazibe merkezi haline geldiğine dikkat çeken Başkan Topbaş şöyle devam etti: “İstanbul nüfus olarak dünyanın 117 ülkesinden büyük. İstanbul ekonomi olarak ta dünyanın 123 ülkesinden büyük. İstanbul’u büyük bir ülke olarak ta düşünebilirsiniz. İstanbul’un coğrafi konum itibariyle dünyanın en önemli ve güzel yerinde bulunması da İstanbul’a ayrı bir değer katıyor. 3 İmparatorluğa başkentlik yapan İstanbul Osmanlı ile birlikte barış şehri olmuştur.”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde başlattığı yerel yönetim anlayışını devam ettirerek İstanbul’u şimdiki seviyesine taşıdıklarını ifade eden Başkan Topbaş, “İstanbul son 60 yılda çok ciddi bir göç aldı. Bu göçler düzensiz yerleşme sonucu da İstanbul’un tarihi ve doğa yapısını ciddi şekilde bozdu. Bunun sancılarını İstanbul yıllarca yaşadı” diye konuştu.

 

Başkan Topbaş yerel yönetim anlayışlarını şu şekilde dile getirdi: “İstanbul 1994 yılına kadar eski yönetimlerde kendi kaynaklarını doğru kullanamayan ve sıkıntıya düşen bir şehir olmaktan ibaretti. 43 yıldır beraber siyaset yaptığımız Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla birlikte şehrimizin o kötü kaderi düzelmeye başladı ve bu günlere kadar geldi. İstanbul’un eski halini bilseniz o döneme dair belgeselleri seyretseniz İstanbul’un nasıl bir gelişim gösterdiğine şahit olursunuz. Biz İstanbul’u bu seviyeye getirirken yeni bulduğumuz altın madenlerinden, yeni petrol kuyularından faydalanmadık. Mesai kavramı gütmeden gece gündüz çalışarak şehrimizi bugünkü haline getirdik. Bir yerde sıkıntı varsa o sıkıntıyı çözmeden bizim gözümüze uyku girmez. Biz bunları yaparken bir ibadet aşkıyla yaptık. Ayrım gayrım gözetmeksizin hizmet gereken her yere hizmetlerimizi götürdük ve halkımızda bizdeki bu özveriyi gördü ve takdir etti. Daha önce İstanbul’da hiçbir belediye başkanına nasip olmamış üç dönem belediye başkanlığını halkımız şahsımıza layık gördü.”

 

Eskiden çalışanının maaşını bile ödeyemeyen bir belediyeden şimdi ise günü gelmiş hiç borcu olmayan bir belediye haline geldiklerini anlatan Başkan Topbaş, “Bir imzamla metrolarda kullanmak üzere 1 Milyar 575 Milyon Euro kredi aldım Avrupa Yatırım Bankası, Kalkınma Ajansı gibi yerlerden. Kaynaklarımızı doğru kullandığımız için, bütçemiz doğru gerçekleştiği için bu gücümüz var. Göreve geldiğim 2004 yılından bu günümüze İstanbul’a yaptığımız yatırımlar toplamı 49 buçuk Milyar Dolar.  Dünyada hükümetlerin yaptığı metroları biz belediye olarak yapıyoruz” şeklinde konuştu.

 

İstanbul’a yaptıkları yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini ve Türkiye’nin pek çok iline de hizmet götürdüklerinin altını çizen Başkan Topbaş yurt dışına yaptıkları yardımları da şu şekilde ifade etti: “Biz dünyanın pek çok yerine de yardım elimizi uzattık. Afrika’ya otobüs veriyoruz ve bu otobüslerin sayısı 215'i bulacak. Gana’ya da 50 tane otobüs verdik. Bunu karşılık beklemeden yapıyoruz. Hizmet olsun, oradaki insanlarında işi görülsün istiyoruz. Afrika’da su kuyuları ve camiler açtık. Afrika’da misyonerler açtıkları su kuyusunun başına haç dikip, “Hristiyan olmayan içemez” diye yazı yazıyorlar oraya. Ve o insanlar din değiştirirse o sudan faydalanabiliyor. Bunun duyan bir Müslümanın rahat uyumaması lazım. Ve duyduğum bir şeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Bizim açtığımız kuyularda su motoru bozulduğunda gelip kendi motorlarını koyup su kuyularını kullanıyorlarmış. Bunun üzerine arkadaşlarıma bu su motorlarının üzerine bir çip yerleştirmelerini ve arıza yapan motorların da anında tespit edilerek buradan bir ekip göndererek o bozulan su motorlarını tamir etmelerini söyledim.”

 

İlk toplantı turizmcilerle…

2004 yılında göreve geldiğinde İstanbul’un yıl içinde altığı turist sayısının 3 milyon bile olmadığını vurgulayan Başkan Topbaş konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul’un potansiyelinin daha çok olduğunu biliyordum. Çünkü ben çocukluğundan itibaren bu şehirde yaşayan biriyim. Göreve geldiğimde ilk toplantıyı 65 turizmciyle yaptım. İstanbul’da turizmi nasıl canlandırabiliriz, neler yapmamız gerektiğini etraflıca konuştuk. O dönem İstanbul’a gelen turist sayısı 2 milyon 800 bin kişiydi. Yaptığımız çalışmalar meyvesini verdi ve İstanbul yıllık 12 milyon turiste ev sahipliği yapıyor. Yine de yetersiz buluyoruz. Bizim amacımız bu rakamı 30 milyona çıkarmak.”

 

İstanbul güvenli bir şehir…

Terörizmin günümüz dünyasında insan hayatını tehdit eden en büyük tehlike olduğunu ve bunun da ancak ülkelerin birbirlerine destek olarak çözebileceğini ifade eden Başkan Topbaş İstanbul’daki terör saldırılarına da değindi.

 

“İstanbul’da sizlerin de bildiği gibi değişik bombalı eylemler oldu. Milletçe bu insanlık suçuna lanet okuduk. Tabi ki insanlar bu saldırılar sonucunda da tedirgin oluyorlar. Ama yine de İstanbul dünyadaki en güvenli şehirlerin başında gelmekte. Çok ciddi tedbirlerde aldık. Sayın Cumhurbaşkanımız da bizzat takip ediyor. İstanbul’un turizm alanlarında da çok daha ileri güvenlik sistemleriyle hareket ediyoruz. Bu terör ancak ülkelerin birbiriyle koordine çalışmasıyla çözülebilir. Ama maalesef görüyoruz ki bazı ülkeler teröre maalesef destek veriyor.”

 

İBB ve teknoloji…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin teknolojiyi kullanma konusundaki başarısına dikkat çeken Başkan Topbaş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Günümüzün en ekili gücü sosyal medya. Sosyal medyayı en iyi kullanan belediyelerden de bir tanesiyiz. Yazılımlarımızı da kendi ihtiyacımıza göre kendi mühendislerimize yazdırıyoruz. Şu anda yapım aşamasında olan bir programımızdan da bahsetmek istiyorum. Yapımı devam eden bu programımızda bir aracın park ettiği yerde ne kadar durduğunu merkezden tespit edebileceğiz. Park hizmeti veren görevlilerimiz var. Gelen hasılatın doğru gelip gelmediğiniz bu şekilde kontrol edeceğiz. Eskiden park hizmetleri mafyanın elindeydi. Şirket kurarak bu kanunsuzluklara bir son verdik. Kurduğumuz İSPARK A.Ş şirketimizin değeri 4 Milyar Euro oldu. İşte bu şirketimizin topladığı paraları kontrol etmek için bir program hazırlıyoruz. Ayrıca yine kendi teknolojimiz olan sensorlar sayesinde kış aylarında yağan karı tespit ederek o bölgede solüsyon atımını yapıyoruz ve buzlanmanın önüne geçiyoruz. Ayrıca yakın bir zamanda her dilde hizmet verecek olan call center hizmetimizle İstanbul’a gelen tüm turistler kendi dillerinde yardım alabilecek.”

 

Başkan Topbaş’ın Emirgan Beyaz Köşkte bir araya geldiği gazeteciler arasında OKAZ’dan Faisal Hadi M Majrashi ve Abdulrahman Almesbahı, El-Hayat’tan Muna Almanjomi, Aleqtisadia’tan Basem Ali Bawazir, IQRAA’dan Mohamad Ali Alhasan, Saudi Cultural TV’den Muna Abouelleil, Khaleej Newspaper’dan Hani Oukal, Assawt Al Akhar Newspaper’dan Souad Soltani, Mekkah Newspaper’dan Ali Taleb Shrayah, Khaleej Newspaper’dan Mohamed Yassin, Nebras Electronic Newspaper’dan Intissar Hallak, ALMAJED’dan Adil Saleh Bflah, Latif a Magazine’den Khaled Bin Rashed’in de bulunduğu 38 gazeteci katıldı.

 

Başkan Topbaş konuşmasının sonunda Yenikapı Etkinlik Alanı’nda 29 Mayıs’ta kutlanacak olan İstanbul’un Fethi Kutlamalarına Arap gazetecileri davet etti.