Dünya kadınları İstanbul’da buluştu 06.11.2010

Dünya kadınlarını İstanbul’da bir araya getiren “Uluslararası İstanbul Kadın Buluşması”nda (KADINİst) konuşan Başbakan Erdoğan, “Dünyanın hoşgörü başkenti İstanbul’un, kadınların hak mücadelesinde de başkent olmasını samimi şekilde destekliyorum” dedi.

İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi tarafından İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Uluslararası İstanbul Kadın Buluşması (KADINİst)”, Harbiye’deki İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı.  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ev sahipliğini yaptığı programa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanvekili Diana Wallis, Kadınlar İçin Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu (UNIFEM) Programlar Direktör Yardımcısı Joanne Sandler, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Danışma Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi, İKAM Kurucu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil ile çok sayıda kadın katıldı.

“Hak ve özgürlükler bir kesimin imtiyazı değil!..”

Buluşmanın açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de, kırsal kesimde kız çocuklarının okutulması önündeki engelleri aşmak için yoğun ve örnek bir mücadele sergilediklerini ve bunda büyük başarı elde ettiklerini belirterek, eşi Emine Erdoğan'ın da bu konuda büyük bir gayretin içerisinde olduğunu söyledi. 8 yılda 350 bin kızı okulla buluşturduklarını belirten Erdoğan, “Ortak payda belli, kadınlarımızın hakları. Bu ortak paydada her zaman buluşmaları gerekir. Bir alanda ayrımcılığı reddedeceksiniz, başka bir alanda ayrımcılığın bizzat mimarı olacaksınız. Biz bu konuda da bu en temel insan hakkı, eğitim hakkı alanında da suskunluğu, tereddütü, çekimserliği esasen anlamsız buluyoruz. Kadın hakları için mücadelenin, ideolojilerden arındırılması, siyaset ve ideolojiler üstü bir yapıya kavuşması, hareketin önünü daha da açacaktır. Aksi bir durum, ayrımcılığı gidermek için samimi bir niyetle yola çıkanların, başka ayrımcılıklara takılmasını kaçınılmaz kılacaktır” diye konuştu.

“Hak ve özgürlükler, temel insani ihtiyaçlar, belli bir kesimin imtiyazı gibi, belli bir kesimin hayali gibi değerlendirilemez” diyen Erdoğan, İstanbul 2010 etkinliklerini yürüten Devlet Bakanlığına, İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi’ne, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne organizasyondan dolayı teşekkür etti. Bir kadın buluşmasının “KADINist-WOMENist” adı altında düzenlenmesinin gerçekten heyecan verici olduğunu vurgulayan Erdoğan, hem Türkçe, hem Türkçe olmayan ifade altında buluşmasının da buna zenginlik kattığını kaydetti.

“İstanbul kadın haklarının başkenti olsun”

Çağdaş dünyanın kadını ne kadar önemliyse Bağdat’ın, Nahçıvan’ın, Darfur’un, Kabil’in, Kudüs’ün, Gazze’nin kadınlarının da o kadar önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, modern dünyanın kadınlarının, kendileri dışındaki dünyaya ne kadar kulak kesilirse kadınların hak ve eşitlik mücadelesinin de o kadar güç ve etkinlik kazanacağına inandığını ifade etti. Çünkü bunun, kadın hakları mücadelesi olduğuna işaret eden Erdoğan, “Bu Müslüman için farklı, Hristiyan için farklı, Musevi için farklı, ateist için farklı olarak değerlendirilemez. Kadın kadındır, insan insandır. Cinsiyet ayrımcılığına her dönemde maruz kalmış, bunun acısını hissetmiş, bunu çözmek için yola çıkmış kadınların, her türlü ayrımcılığı, bölgesel, etnik, dinsel, mezhepsel, ideolojik her türlü ayrımcılığı aşmaları, gelecek adına umutları daha da çoğaltacaktır” diye konuştu.

Eşitlik için AB’de de yapılması gereken çok şey var

Programda konuşan Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanvekili Diana Wallis da kadınların halen karar mekanizmasında yeterli sayıda temsil edilemediğini belirterek, eşitliğin gerçekleşmesi için AB’de de yapılması gereken çok şey olduğunu söyledi. Wallis,Kadınların halen karar mekanizmasında yeterli sayıda temsil edilemediğini, siyasette AB ulusal parlamento üyelerinin ve devlet bakanlarının yalnızca dörtte birinin kadın olduğunu, AB'nin en büyük şirketlerinde kadın yönetim kurulu üyesinin yalnızca onda bir olduğunu, AB üniversitelerindeki profesörlerin sadece yüzde 19'unun kadın olduğunu ifade etti.

 Kadınlar tüm dünyada ortak sorunlarla mücadele ediyor

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ise, farklı ülkelerde yaşasalar da farklı dilleri konuşsalar da farklı dinlere mensup olsalar da kadınların dünyanın birçok yerinde ortak sorunlarla mücadele ettiğini ifade ederek, “Kadınların sorun alanlarıyla ilgilenen, kadınların güçlenmesi için çaba harcayan ve dünyada fırsat eşitliğini hayata geçirmeye çalışan kadınlar, farklı ülkelerde yaşasalar da farklı dilleri konuşsalar da farklı dinlere mensup olsalar da dünyanın birçok yerinde ortak sorunlarla mücadele etmek durumundadırlar. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasıyla beraber hala dünyanın birçok bölgesinde kadınların aleyhine insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır” şeklinde konuştu.

Başkan Topbaş; “İstanbul’da iyilik timsali kadınların izleri var”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da İstanbul’un her köşesinde, zarafetin ve iyiliğin timsali kadınların yaptırdığı bir eserle karşılaşmanın mümkün olduğunu belirterek, birçok Türk kadınının bugüne ölmez eserler bıraktığını söyledi. Kadınların, sosyal yaşamın her alanına erkeklerle eşit koşulda katılmaları gerektiğini belirten Kadir Topbaş, şunları kaydetti;

“Kadının toplum içindeki yeri, o toplumun uygarlık seviyesinin de en büyük göstergesidir. Kadının ayrımcılığa uğradığı bir toplumun, sağlıklı bir toplum olduğunu söylememiz mümkün değildir. Renk, ırk, dil, din, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların eşit haklara sahip olması gerekmektedir. Ayrımcılığın ortadan kaldırılması, bireyler arası eşitliğin sağlanması, insan hakları konusunda gelinen düzeyi gösterir. Kadınlar, tüm dünyada eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve istihdam başta olmak üzere yaşamın birçok alanında imkanlara kavuşmakta zorlanmaktadırlar. Özellikle kadınsız bir siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim sadece kadınlar için değil, bütün toplum için büyük bir eksikliktir.”

İstanbul’un her köşesinde insanı içine çeken, çok tanıdık ve çok sevimli sesler duymanın mümkün olduğuna dikkat çeken Başkan Topbaş, “Bu sesler yüzyıllar öncesinde İstanbul’da yaşayan kadınların size bıraktıkları sevgi dolu sözcüklerdir. İstanbul kadınların derin değerleri taşıyan ve özellikle bıraktıkları eserlerle bu kente ışık tutmuş güzelliklerin yaşandığı bir şehirdir. Kentin her köşesinde zarafetin ve iyiliğin timsali kadınların yaptırdığı bir eserle karşılaşmak mümkündür. İlk öğretmen okulunu tesis eden Ayşe Sultan, mektepleriyle, sebilhaneleriyle, kütüphaneleriyle Valide Sultan, Vakıf Gureba Hastanesi’ni kuran Bezm-i Alem Valide Sultan başta olmak üzere, bir çok Türk kadını günümüze ölmez eserler bırakmıştır. Kendi mülkünü çeşme gibi imarethane gibi hayrata bırakan, servetinin halkın hizmetinde olmasını isteyen örnek hanımefendiler vardır” diye konuştu.

Kadınların sosyal yaşamın her alanı da erkeklerle eşit koşulda katılmaları gerektiğini vurgulayan Topbaş, şunları kaydetti; “Kadının toplum içindeki yeri o toplumun uygarlık seviyesi içindeki yerini de gösterir. Kadının ayrımcılığa uğradığı bir toplumun sağlıklı bir toplum olduğunu söylememiz mümkün değildir. Renk, ırk, dil, din ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların eşit haklara sahip olması gerekmektedir. Ayrımcılığın ortadan kaldırılması bireyler arası eşitliğin sağlanması insan hakları konusunda gelinen düzeyi gösterir. Kadınlar eğitim sağlık sosyal istihdam başta olmak üzere yaşamanın bir çok alanı da imkanlara kavuşmakta zorlanmaktadırlar. Özellikle kadınsız bir siyaset kadınsız demokrasi kadınsız yönetim sadece kadınların değil, bütün toplum için büyük bir eksikliktir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, kadın sivil toplum örgütleriyle buluşup kadın sorunlarını tartıştık. Kadın Dostluk İstanbul Kent Eylem Planı’nı hazırladık ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”

Programda konuşmaların ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekiler “Uluslararası İstanbul Kadın Buluşması (KADINist)” kapsamında düzenlenen ‘Kadın Çalışmaları Sergisi’ni açtı. Eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan ve beraberindekilerle sergideki stantları gezen Erdoğan, görevli kadınlarla sohbet etti. Sergi kapsamındaki çalışmaları dikkatle inceleyen Erdoğan, Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu'nun standında ziyaretçi defterini imzaladı. Sergiye görevli ve ziyaretçi olarak katılan çok sayıda kadın, Başbakan Erdoğan ile fotoğraf çektirmek için adeta birbirleriyle yarıştı.