İstanbul: “2010 Avrupa Kültür Başkenti” 16.1.2010

Dünya kenti İstanbul, bütün yönleriyle insanlık tarihinin ortak mirası olarak hak ettiği unvanı elde etti. 2010 yılı ile beraber yeni bir sayfa açan İstanbul, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı coşkulu törenle Avrupa Kültür Başkentliği’ni devraldı.

İstanbul, Haliç Kültür Merkezi’nde düzenlenen görkemli bir törenle “2010 Avrupa Kültür Başkenti” ilan edildi. Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Eşi Hayrünnisa Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra Türkiye ve Avrupa'nın üst düzey devlet adamları ve diplomatları, iş ve kültür-sanat dünyasının önde gelen isimleri, yerli ve yabancı basın mensuplarınının da aralarında bulunduğu 4 binden fazla davetli katıldı.

Başbakan Erdoğan İstanbul'u anlattı

Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul ve Türkiye adına, Avrupa adına büyük bir coşku yaşandığını belirterek, “İnsanlığın ortak mirası İstanbul, Avrupa'nın kültür başkenti oldu. Emeği geçenlere, alınteri dökenlere, İstanbullulara teşekkür ediyorum. İstanbul'u bir nakış gibi işleyen herkesi saygıyla anıyor şükranlarımı sunuyorum. Ayasofya'nın, Sultanahmet Camii'nin mimarlarından İstanbul'a katkı sağlayan tüm yazar ve şairlere, sanatçılara kadar herkesi hürmetle yad ediyorum. İstanbul bir kültür şehri, medeniyet şehridir” diye konuştu.

“İstanbul biraz Saraybosna biraz Kudüs'tür, Paris'tir, Viyana'dır, Şam'dır, Amman'dır. Ama İstanbul en çok İstanbul'dur” diyen Erdoğan, 5 kıtanın ezgilerini, renklerini, tatlarını yansıtan bu şehrin önemini, “İstanbul sevinirse Kahire, Bakü, Beyrut, Üsküp sevinir” şeklinde özetledi.

İlham kaynağı İstanbul

İstanbul'un bir yarısı Asya'da diğer yarısı Avrupa'da olan, nice ressama esin kaynağı olan bir kent olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, bu şehrin şairlere, yazarlara ilham kaynağı olduğunu dile getirdi. ''Yahya Kemal'in dediği gibi azizdir İstanbul'' diyerek Yahya Kemal'in mısralarını okuyan Erdoğan, İstanbul'un bir masal gibi gerçeküstü olduğunu söyledi. Erdoğan, ardından Necip Fazıl'ın ''Ana gibi yar İstanbul gibi diyar olmaz'' dizelerini tekrarladı. Nazım Hikmet'in, Nedim'in İstanbul ile ilgili şiirlerini okudu. İstanbul'da camilerin, kiliselerin, havraların sırtsırta bulunduğunu söyleyen Erdoğan minarelerden çıkan ezanın, çan sesini, hazan sesini bastırmadığını kaydetti.

Bir Ermeni sanatçının “İstanbul koca bir çiçek demetidir” sözlerini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü; “İstanbul Avrupalı bir şehirdir. İstanbul bir Avrupa şehridir. Yüzü hep Avrupa'ya dönmüştür, Avrupa kültürünü şekillendirmiş bir şehirdir. İstanbul 1 yıl boyunca bu unvana sahip olacak. Ancak Avrupa'nın daima kültür merkezi olacak.”

 

 

İstanbul bizi çağırıyor…

Devlet Bakanı ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı da yaptığı konuşmada, ''Heyecanlı bir gecedeyiz. Bu büyük dünya metropolü farkına varılamayan bir çok kültür hazinelerini bağrında barındırıyor. Kıtaları birleştirdiği gibi farklı kültürleri de birleştiriyor. İstanbul 21. yüzyılın geleceğine ışık saçıyor. Camileriyle kiliseleriyle saraylarıyla kütüphaneleriye çeşmeleriyle çarşıları ve sokaklarıyla İstanbul bizi çağırıyor.'' diye konuştu.

Başkan Topbaş; “İstanbul dünyanın kalbindedir”

Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise, İstanbul'un tarihi günlerinden birini yaşadığına dikkat çekerek, şehrin 2010 ile birlikte dünya gündeminin merkezinde olduğunu söyledi. Kadir Topbaş, “İstanbul dünyanın kalbindedir. Kıtaları aşan yollar bu şehirden geçer. İnsanlığın eşsiz tarihinin sergilendiği açık hava müzesidir. 2010 Kültür Başkenti olması ile dünyanın en önemli kentlerinden olduğu tescil edilmiştir. 2010 yaşayan bir süreçtir. Görmeyi ve gezmeyi sevenleri İstanbul'un güzelliklerini tatmaya davet ediyorum Medeniyetlerin çeyiz sandığını açmaya başlıyoruz. İstanbul, kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluşması noktası olarak 8500 yıllık tarih şahikalarıyla dünya gündeminin bir kez daha merkezinde” diye konuştu.

“İstanbul dünyanın birleştiği tek şehir”

Dünyadaki iki kıtanın birleştiği noktadaki tek şehrin İstanbul olduğunun altını çizen Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Burası dünyanın birleştiği tek şehir, tarihi boyunca hep evrensel nitelikler taşıyan, insanlığın bütün mirasına sahip bir kent. Tekdüze değil çoğulcu, tek renkli değil, çok renkli, medeniyetler ittifakının sembol kenti İstanbul. Üç büyük medeniyetin anıt eserlerini barındıran İstanbul, bir fikrin peşinden gidenlerin, seyyahların, gezginlerin mutlaka uğradığı ve kucakladığı bir şehir. 2 bin yıllık antik Roma Yolu ile bin yıllık tarihi İpek Yolu bu şehirde birleşiyor. İstanbul, dünyanın kalbindedir. Çünkü arzın merkezini gösteren, simgeleyen milion taşı bu şehirdedir. Bu yüzden kıtaları aşan yollar bu şehirden geçer. Birçok tarihçiye göre dünya, İstanbul'un doğusu ve batısı diye ikiye ayrılır. Bu derece merkezi bir yerdedir İstanbul... İnsanlığın eşsiz tarihi ve kültürel eserlerinin sergilendiği bir açık müzesi olan İstanbul Avrupa Kültür Başkenti vurgusuyla dünyanın en güçlü kentleri arasında olduğunu bir kez daha tescillemiştir. Hayırlı olsun."

İstanbul'u sadece hayat kalitesini düzelterek değil, kültürel ve sanatsal aktiviteleriyle de dünya ile yarışan bir şehir yapmayı hedeflediklerini dile getiren Topbaş, emeği ve katkısı olan herkesle bu hedefe ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Daha birçok hedefe yine birlikte ulaşacaklarını kaydeden Topbaş, "Mevlana'nın dediği gibi bir mum, diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. 2010, yaşayan bir süreçtir. Görmeyi ve gezmeyi sevenleri İstanbul'un güzelliklerini yaşatmaya ve yaşamaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.

7 tepeli şehirde 7 ayrı noktada şölen

Törende konuşmaların ardından "İstanbul Büyüsü" gösterisi sahnelendi. Yekta Kara'nın bu gece için özel olarak tasarladığı ve sanat yönetmenliğini üstlendiği "İstanbul Büyüsü" adını verdiği sanat şöleni ile sanatın farklı dallarından 303 sanatçı sahnede yer aldı. Bu özel gösterinin hemen ardından, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, bakanlar ve Başkan Topbaş butona basarak muhteşem ışık ve havai fişek gösterisini başlattı.

 

Görsel şölen bir kilometrelik alanda, Altın Boynuz Haliç'i bir festival alanına çevirirken, Taksim, Kadıköy, Pendik, Sultanahmet, Beylikdüzü ve Bağcılar meydanlarında kurulan özel ekranlardan da izlendi. Birçok tv kanalından da canlı yayınlanan törenler tüm Türkiye’den ve dünyaya yansıdı. Taksim, Kadıköy, Pendik, Sultanahmet, Beylikdüzü ve Bağcılar meydanlarında, DJ performansı, dans ve müzik gösterileri de İstanbulluları coşturdu.