UNESCO’da İstanbul rüzgarı 4/8/2015

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, UNESCO’nun kuruluşunun 70. yılı ve İstanbul’un organizasyona katılımının 30. yılı kutlamalarına katıldı.

Fransa’da önemli temaslarda bulunan Başkan Kadir Topbaş, 2016’da düzenlenecek Dünya Mirası Komitesi’ne İstanbul’un ev sahipliği yapması talebini UNESCO’ya iletti.

 

Türkiye’nin UNESCO’ya katılımının 30’uncu yılı vesilesiyle Fransa’da bir takım etkinlikler düzenlendi. Etkinlikler kapsamında Fransa’ya giden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, UNESCO Genel Merkezi’nde Genel Direktör Bokova ile görüştü. Başkan Topbaş, 2016’da düzenlenecek Dünya Mirası Komitesi’nin 40’ıncı toplantısına İstanbul’un ev sahipliği yapması talebini UNESCO’ya iletti.

 

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Paris’teki merkezinde “Mega Kentlerde Kültür Mirasının Korunması ve Kentsel Gelişim” paneli düzenlendi. Panele, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova, Paris Büyükelçisi Hakkı Akil, Türkiye'nin UNESCO nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı ve çok sayıda davetli katıldı.

 

“İstanbul, kültür mirası bakımından büyük bir tecrübeye sahip…”

Panelde konuşan Genel Direktör Irina Bokova, İstanbul’un UNESCO çalışmalarının temelinde yer alan “üstün evrensel değer” kavramını bünyesinde barındırdığını ve Dünya Miras Sözleşmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. UNESCO olarak kent düzenlemelerine destek olduklarını, yaşam kalitesi ve refahı yükseltmeye ve kültürel mirası korumaya çalıştıklarını ifade eden Bokova, “Kadir Topbaş, 3 ayrı medeniyete başkentlik yapan İstanbul’un katmanlarında yer alan 3 ayrı şehri de yönetiyor.” dedi.

 

İstanbul’un kültür mirası bakımından büyük bir tecrübeye sahip bulunduğunu vurgulayan Bokova, “Kültür mirasına sahip çıkarken, buna toplumun katılımını da sağlamalıyız. Bunu yaparken aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma da gerçekleştirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

 

“İstikrarlı, müreffeh, barış içinde bir yaşam…”

Başkan Kadir Topbaş da, UNESCO’nun 70 yıl önce barış ve refah hayalleriyle kurulduğunu belirterek, “İstikrarlı, müreffeh, barış içinde bir yaşam düşlüyorduk. İnanıyorduk ki; bir daha çocuklarımızın göğsüne kurşunlar saplanmayacak. İnanıyorduk ki; sokaklarda kafamıza bombalar düşmeden yürüyebileceğiz. İnanıyorduk ki;  bir daha birbirimizden yok yere nefret etmeyeceğiz. Şimdi sizlere şunu sormak istiyorum değerli dostlar. Nerede o hayaller? 70 yıldır neden bir türlü gerçekleşmiyorlar? Bugün başta Ortadoğu olmak üzere yeryüzü hala barut kokuyor. Medeniyetin doğduğu, yazının bulunduğu coğrafya ateş altında...” diye konuştu.

 

“İstanbul, tarihi alanları gururu kaynağımızdır…”

Savaşlarla birlikte insanların yanı sıra dünya kültürel mirasının ve insanlık hafızasının da yok edildiğinin altını çizen Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM ve UNESCO kararlarına destek veriyoruz, işbirliği içindeyiz. Sayın Bokova’nın Paris ve New York’ta yaptığı girişim ve beyanların arkasındayız. Bağdat’ta başlatılan tarihi eserleri koruma kampanyasını takdirle karşılıyoruz. Şehrimizin tarihi alanları gurur kaynağımızdır ve İstanbul’un zenginliğini gelecek nesillere ulaştırmak bizim görevimizdir. ‘UNESCO kriterleri, İstanbul kriterleridir’ dedik. Dünya Mirası Sözleşmesi’ni dışarıdan dayatılan bir mekanizma olarak görmedik. Bu reçete kendi mirasımızı korumak için uygun kriterler içeriyordu. Biz de bu bilgi ve deneyim paylaşımından yararlandık.”

“Tarihi alanlar için yönetim planımızı yaptık…”

“30 yıldır dünya mirası listesindeyiz. Bu süreçte elbette hatalarımız oldu. Ancak her hatamızda yeni bir şey öğrendik. Kararlı bir şekilde eksiklerimizi gidermeye çalışıyoruz.” diyen Başkan Topbaş, Haliç Metro Köprüsü’nün yapımı sırasında UNESCO ile yapılan çalışmayı örnek gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak 2006 yılında Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı kurmuş olmalarının kültürel mirasın korunmasına verdikleri önemin göstergesi olduğunu dile getiren Başkan Topbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Böyle bir birim henüz birçok UNESCO üyesi ülkede bulunmamaktadır. Tarihi alanlar için yönetim planımızı yaptık. Bu süreçte katılımcılığı, şeffaflığı esas aldık. Geniş kitlelerin sinerjisinden ve fikrinden istifade ettik. Bu sayede uygulanabilir bir plana sahip olduk. Koruma, kullanma dengesini en iyi şekilde kuruyoruz. Bu çok önemli. Zira nice planların tozlu raflarda kaldığı bir dünyada yaşıyoruz.”

 

Panelde, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova tarafından İstanbul’un UNESCO’ya katılımının 30. yılı ve İstanbul’da yapılan kültürel miras koruma çalışmaları nedeniyle Başkan Kadir Topbaş’a bir “teşekkür şilti” ile “hatıra madalyası” takdim edildi.

 

UNESCO’da İstanbul konseri ve sergisi…

Etkinlikler kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve Los Paşaros Sefaradis Müzik Grubu “İstanbul’un Sesleri” adlı bir konser düzenledi. Konserde tasavvuf musikisinden örnekler verilirken, semazen gösterisi de yapıldı. Etkinlikler çerçevesinde 50 fotoğraftan oluşan “İstanbul’un Fotoğrafları” adlı sergi de sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

 

“İstanbul ve Paris, Suriyeli sığınmacılara destek verecek…” 

Başkan Kadir Topbaş, UNESCO’daki etkinliklerin ardından Paris Belediye Başkanı Hidalgo’yu ziyaret etti. 2013’te Paris’te yapılan Dünya Seçilmiş Kadınlar Konferansı’nın 2016 yılında İstanbul’da yapılacağını hatırlatan Başkan Topbaş; “Kadınlar aktif siyasete daha aktif katılmalı. Afrika’da da kadınların siyasete katılmasına ihtiyaç var.” dedi.

 

Anne Hidalgo da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Paris Belediyesi’nin Türkiye’de barınan Suriyeli sığınmacılara ortak destek verebileceklerini söyledi ve Başkan Topbaş’a; “Birlikte gidelim” dedi. Başkan Topbaş ise yüzbinlerce Suriyeli sığınmacının barındığı Gaziantep’teki kampları ziyaret edebileceklerini ifade etti.