Başkan Topbaş: “İstanbul yasası olmalı…” 28.01.2015

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandırdı. Mevcut Büyükşehir Belediye Kanunu’nun İstanbul’a dar geldiğini belirten Başkan Topbaş, “15 milyonluk İstanbul’un biraz daha farklı bir yasal düzenlemeyle diğer büyükşehirlerden ayrıştırılmasını arzu ediyoruz.” dedi.

28. Uluslararası Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı’nın açılışına katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevaplandırdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı ve hazırlıkları süren yeni İmar Kanunu hakkında konuşan Başkan Kadir Topbaş, “İmar rantlarını kamuya aktaracak ve halk menfaatini ön planda tutacak bir yasa yapılacağını görüyorum ve Sayın Başbakanımıza çalışmalarımızı dikkate aldığı için teşekkür ediyorum.” dedi.

 

“Geçmişin değerlerini, geleceğe taşıyan bir anlayış…”

Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili bakanlarla yapılan toplantılarda gündeme gelen İmar Yasası’nın belirli bir noktaya getirildiğini ifade eden Başkan Topbaş, “Bu kanunun ortaya koyduğu İmar Planı’nın anayasa niteliğinde olması gerekiyor. İmar kentlerin geleceğinin tasarlanması demektir. Bu plan günlük yaşamın standardını yükseltecek ve gelişim sürecine de katkı sunacak bir düzenleme olmalıdır. Geçmişi saygı duyan geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir dizayna ihtiyaç duyulmaktadır.” diye konuştu.

 

“İstanbul’u ayrıştırmak lazım…”

Türkiye’de 30 büyükşehir belediyesi olduğunu ve hepsinin aynı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile yönetildiğini belirten Başkan Kadir Topbaş, şunları söyledi: “İstanbul için istediğimiz yetkiler Diyarbakır’ı, Malatya’yı, Erzurum’u, diğer şehirleri olumsuz etkiliyor. Diğer şehirlere göre yapılan yasa da İstanbul’a ters geliyor. O bakımdan İstanbul’u ayrıştırmak lazım.” diye konuştu.

 

İstanbul’un, Türkiye’yi taşıyan ve ekonomik açıdan dünyanın 127 ülkesinden daha büyük bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Topbaş; “Paris, Londra, New York’ta nasıl yetkiler varsa İstanbul’da da bu olmalı. İstanbul bu kentlerle rekabet ediyorsa, yönetimde de farklı bir noktayı ortaya koyması lazım. Özellikle trafiği denetleme yetkilerini de alma gibi İstanbul’a bir başka statü arzu ettiğimizi dile getirdik. Sayın Başbakanımız da buna sıcak bakıyor.” dedi.

 

Yerel yönetimlerin kaynakları genişletilecek…

“Bir plan bütünlüğü içinde olaya bakmak gerekir. 2014’te tekrar göreve geldiğimizde hastane, okul, otel gibi kamu menfaati dışında kalan bireysel plan değişikliği yapmayacağımızı açıklamıştık.” diyen Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Plan bütünlüğü içerisinde oluşacak bir rant varsa onu da kamuya aktarımı konusundaki bazı düzenlemeleri de talep ettik. Tarla niteliğindeki alanlar planlarda imara dönüştüğünde oluşacak rant kamuya aktarılmalı kişilere değil. Bu özellikle kamu vicdanını rahatlatacak bir adımdır.”

 

“Yarınları düşünüyoruz, geleceği hazırlıyoruz…”

Kanuna TBMM’deki tüm siyasi partilerin de destek vereceğine inandığını belirten Başkan Topbaş, “Çünkü yarınları düşünüyoruz, geleceği hazırlıyoruz. Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken koruma kullanma dengesini dikkate alan, tarihi çevre başta olmak üzere geleceği hazırlayacak bir düzenleme yapmak gerekiyor. Kamusal alandaki şeffaflık adına plan değişikliklerinin belirli bir sisteme oturması adına yerel yönetimlerin de işini kolaylaştıracak ve kamu vicdanını rahatlatacaktır. Bizim de imar kanunu konusundaki çalışmalarımız ve arzularımız yapılacak kanuna yansımış oldu.” diye konuştu.

 

“Bölgenin altyapısı, geleceği düşünülmeli…”

Başkan Topbaş, hazırlanan İmar Kanunu’nun kentsel dönüşümü nasıl etkileyeceği yönündeki bir soruya ise şu cevabı verdi: “Bu kanun, master planlar çerçevesinde hazırlanacak, münferit parsellerde parsel bazında bir değerlendirme yerine bütüncül bakılacak. Bir ilçe, kent parçası, ilçenin bir mahallesi boyutunda da olabilir. Burada yaparken o bölgenin etkileşimini, altyapısını, geleceğini düşünerek bir düzenleme yapmak gerekiyor. Sizin oraya getireceğiniz yeni yerleşim mantığının, kentsel dönüşümün kentin diğer noktalarını rahatsız etmemesi lazım.”